Kültürel

Selanik Türküsü

5

 

Selanik içinde salâ okunur
Salânın sedası cana dokunur

Selanik’in Şadırvan Mahallesinde, Şeyh Hortacı Süleyman Camii’nden ezan-ı ekber dalga dalga yayılırken zaptiye binası yakınındaki manifaturacı dükkanına çakır gözlü bir delikanlı girdi. Rendalı Rüstem Ağa’nın zamanla güvenip de dükkanı bırakacağı bir delikanlı. Hatta bir zaman sonra biricik kızı Fitnat’ını emanet edeceği bir delikanlı.

Mazganlı Mehmet dedikleri delikanlı. Dürüst Mehmet. Bir vakit sonra Rendalı Rüstem Ağa’nın el ulağı olacak olan Mehmet. Fitnat’ın Mehmet’i.
Bir bayrağımın alına bir gözlerinin elasına vuruldum denilesi Mehmet. Mehmet işte Mehmet. Fitnat’ına kavuşmayı beklerken gözyaşları ile Selanik’i kana boyayan Mehmet. Selanik’e bir ah salan Mehmet.

Rum, Türk, Yahudi, Pomak, Ermeni, Arnavut’un kardeşçe yaşadığı zamanlar. Yatsı namazından hemen sonra İkitelli Tekkesi’nde devran halkalarının kurulduğu, sabaha kadar tekkenin kuzulu kapılarından zikir seslerinin mahalleye yayıldığı zamanlar. Rayihaların misk-i amber taşıdığı zamanlar. Ekmeğin tadının tuzunun yerinde olduğu zamanlar. Bir kahvenin hatrının sene ile ölçülemediği zamanlar. Sokaklarında çingenelerin kırmızı karanfil dağıttığı zamanlar. Rum balıkçılarının denize açıldığı zamanlar. Kısa donlu çocukların Arnavut kaldırımlarında çember çevirdiği zamanlar.

Mehmet’in sıcacık eli Fitnat’a uzandı.
-Gönlünüz ıssız mı efendim? dedi.

Aman gönlümüz ıssız kalmasın baldıranlar sarmasın etrafımızı. Fırtınalara düçar olmayalım efendim. Gözlerin sözlerden daha çok hasbihal ettiği demleri safhaları kaçırmadan ne olur vuslata erelim efendim. Çakır gözlerinize emanet edebilirim altın kafesteki ürkek yüreğimi efendim. Davullar çalınmadan evvel sizin ikliminizde nefes almayı öğretin, sizden fakir kalmış bu garibe efendim.

Gönüller sarhoş, nağmeler sarhoş bir fırtına tuttu bizi.

Serez’den Selanik’e bir kara bulut gelmekte dediler. Adı kolera. Kanlı kılıcından kırıp geçirmediği kalmayan zalim bir düşman. Minarelerden salâların kesilmediği bir zaman. Teneşir sırasının kime geleceğinin bilinmediği bir kahırlı zaman. Göğsü sütlü anaların sabilerini toprağa fidan gibi diktiği zaman. Ah Rumeli! Senin toprağında kaç fidan daha kuruyacak! Kaç sevdayı daha sana kurban edeceğiz!

Günden güne kururmuş da kimse bilmemiş güvercinin derdini, kimse anlayamamış. Düğüne az kaldı heyecandır deyip geçiştirirlermiş. Meğer Selanik’e çöken illet güvercinin göğüs kafesinin parmaklıklarını zorlarmış da kimsenin haberi yokmuş.

Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver
Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver

Mevla’dan başka kim bilir ki o zalim illetin çakır gözlü Mehmet ile gönül kuşu Fitnat’ı düğünlerine üç gün kala alacağını. Yârin gönül mülküne gelinlikle sultan olmayı beklerken, düğün dernek evinde vuslatı beklerken, toprağa kefeniyle gelin gireceğini nerden bilsin Fitnat. Nerden bilsin Mehmet. Mevla’m böyle yazmış, baş kaldıracak değil kimse. Başımız gözümüz üstüne. Anlayınca son nefesi alıp da bir daha veremeyeceğini Fitnat, bir kağıda dökmüş içini.

Çalın davulları çaydan aşağı
Mezarımı kazın belden aşağı
Suyunu da dökün boydan aşağı
Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver

Mehmet, Şeyh Hortacı Süleyman Efendi Camii’nin avlu duvarının dibinde musalla taşına boylu boyunca yatan sevdasına son bir göz ucuyla baktı. Yıkılasın musalla da yarimi götürmeyesin diyemedi. Ciğerinden bir ah yükseldi arş-ı alaya.

Adım Fitnat. Hani şu  Selanik’in ahını çeken Fitnat. Rüstem Ağa’nın kızı Fitnat. Mehmet’imin ürkek güvercini Fitnat. Mazganlı Mehmet’e kavuşmaya gün sayarken Rahman’ına kavuşan Fitnat. Dillerden gönüllerden düşmeyen Fitnat. Fitnat ile Mehmet’in can yakan, Selanik’i kavuran sevdası mahşere kaldı elbet.

Selanik Selanik viran olası
Taşını toprağını seller alası
Sen de benim gibi yarsız kalasın
Selanik içinde selah okunur
Selahın sedası cana dokunur
Gelin olanlara kına yakılır
Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver
Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver

Dünya misafirhanesinde, şu türkünün her nağmesini ciğerine basarak vuslat bekleyenlerin gözlerinden öpüp sokak’tan selam eder Fatiha’nızda unutulmamayı umarız.

R.T.
Her şey hikayeyken bizde kendi hikayemizin peşine düşmüş bir yolcuyuz.

Işıksız Bir Gece

Önceki içerik

15. Rüyetullah Kulluğun Ayrıcalıklı Kılınmasıdır

Sonraki içerik

5 Yorum

  1. Şahane elinize sağlık

    1. teşekkür ediyorum 🙂

  2. https://m.youtube.com/watch?v=vLZ7gKgNmY0

    elinize sağlık..
    şöyle güzel bi yorumu da var türkünün.

    1. Özer Özel’in de ağzına sağlık çok güzel yorumluyor

  3. Nasıl güzel nasıl güzel elinize yüreğinize sağlık.
    Bu günde Fitnat ve Mehmet’ in kavuşamayışına ağlayalım 😔🥀

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv