Âb-ı Hayat

Peygamberimizin Güzel İsimleri V

0

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَز۪يزٌۘ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَر۪يصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

 

“(Ey insanlar!) Andolsun ki size kendinizden öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. [*] Size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir. (Resûlüm! Sana inanmaktan) yüz çevirirlerse hemen de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na güvenip dayandım. O, büyük (ve yüce) Arş’ın Rabbidir (sahibidir).” (Tevbe, 9/ 128-129)

Efendimizin merhametini anlatan bu ayet-i kerimenin bir yönü de şöyledir, “azîz” kelimesinde durulursa, mana şöyle olur:

“…Öyle bir peygamber gelmiştir ki azîz (şânı ve şerefi yüce)dir, size gelen sıkıntı ona da gelmiştir.”

Efendimiz şöyle buyurur:

“Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur. Beni seven de cennette benimle beraber olur.” (Tirmizi, Sünen, İlim, 39/16)

Mübarek doğumlarıyla âlemleri şereflendiren, Rabbimizin üzerimizdeki en büyük rahmet tecellisi, sırat-ı müstakim vesilesi, iki cihan serveri, kutlu nebi, rasulü zişan efendimizin (s.a.s.) dünyaya gelmiş olduğu Rebiülevvel ayına 24 Ağustos 2025 tarihinde erişmiş bulunmaktayız.

Hicri olarak 1447 yılı 12 Rebiülevvel gecesi yerlerin, göklerin ve alemlerin Nur’a gark olduğu Mevlid Kandiline birkaç günümüz kalması hasebiyle bu haftaki Esma-i Nebi tahsilimize bir aktarım ve Salât-ı Fatih ile başlamak istiyoruz.

Merhum Muhammed Hamidullah Efendi, Aziz Kur’an adıyla Türkçe’ye çevrilmiş olan Kur’an Meali eserinde  “Rabbinin nimetini anlat da anlat!” mealindeki Duha Sûresi 11. ayeti kerimesini işaret ederek Müslümanlar mevlid-i nebiyi yani Efendimiz’in (s.a.s.) doğumunu kutlarken Duha Suresi’nin son âyetine dayanırlar, der.
Sonra da Bir mümin için hangi İlâhî nimet bundan daha büyük olabilir? diye sorar.

Salât-ı Fatih ise şöyledir:

“Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin’il fâtihi limâ uğlika ve’l hatimi li mâ sebeka nâsır’ıl hakkı bil hakk. Ve’l hâdi ila sırâtıke’l müstekîm ve alâ âlihi hakka kadrihî ve mikdârihil azîm.”

“Allah’ım! Kapalılıkları açan, geçmişe son veren, hakka hakikat ile destek olan, mahlukatı senin doğru yoluna ileten Efendimiz Muhammed (s.a.s.)’e, O’nun evladu iyaline ve ashabına O’nun yüce kadrü kıymetince salat eyle, selam eyle ve O’nu mübarek kıl.”

DELÂİL-İ HAYRÂT‘TA ZİKREDİLEN 201 İSM-İ ŞERİF ve KISA ANLAMLARI (112-127)

112.SÂLİH Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allahu Teâlâ’ya ve mahlukata karşı vazifelerini daima kusursuz ve tam yapan, en kemale ermiş salih kul.

113.MUSLİH Sallallahu Aleyhi ve Sellem: İman nuru ile irşad ve ıslah edici.
114.MÜHEYMİN Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ümmetini korkulardan emin kılan, kıyamet gününde hak ve batıla şahitlik edecek olan.

115.SÂDIK Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sözleri ve halleri dosdoğru olan.
116.MUSADDAK Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allahu Teâlâ tarafından doğrulanmış, onaylanmış, tasdik edilmiş.

117.SIDK Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sözlerinde asla şüphe olmayan, dosdoğru ve sadık olan.

118.SEYYİDÜ’L MÜRSELÎN Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bütün nebi ve rasullerin efendisi, ecri ulu, Allahu Teâlâ’ya yakınlığı ziyade, Vesile makamı ile derecesi âli olan.

119.İMÂMÜ’L MÜTTEKÎN Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Takva ehlinin imamı, haram ve günahlardan sakınanların öncüsü.

120.KÂİDÜ’L ĞURRİ’L MÜHACCİLÎN Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Abdest ve namazını muhafaza edenlerin önderi, abdestle yüzleri, kolları, ayakları beyaz ve nurlu olan ümmetlerini cennetlere iletici.

121.HALÎLÜ’R RAHMAN Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Rahman’ın halis dostu, bütün dilek ve ihtiyaçlarını Rabbine havale eden.
122.BERR Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Salih amelleri, güzel fiilleri ve tüm faziletleri en güzel işleyen.

123.MEBERR Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bütün hayırları çokça işleyen, eşine dostuna ve ihtiyaçlılara karşı ihsanı ve ikramı çokça ve devamlı olan.

124.VECÎH Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Dünya ve ahirette tüm mahlukatın kendisine müteveccih olduğu, yaratılmışların en faziletlisi, şanı, şerefi, makamı en yüce ve ulu olan.

125.NASÎH Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Öğüt verici, Kur’an-ı Kerimi kendisine vahyedildiği şekilde tam ve eksiksiz öğreten.

126.NÂSİH Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ümmetini Allahu Teâlâ’nın rızasına uygun, din, dünya ve ahiretlerine fayda verici söz ve ameller ile teşvik edip uyaran, daimi nasihat üzere olan.

127.VEKÎL Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ümmetinin dünya ve ahiret işlerine yardım edip kolaylaştıran Allahu Teâlâ’nın vekili.

Arz-ı Hal

Önceki içerik

Pazartesi Sendromu

Sonraki içerik

Yorumlar

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir