Sosyal

Gazzeli Annelerle Sanat Terapisi

0

Hüzünlü bir şarkı çalıyor kulaklarımda. Daha önce hiç duymadığım bir ezgi bu; ama bir o kadar da tanıdık. İçimde bir yerlere dokunuyor, sanki çok önceden bildiğim bir duyguyu hatırlatıyor.

Neyin hüznü bu? Oysa sanat hepimize iyi gelecekti. Birlikte üretecek, konuşacak, belki biraz nefes alacak, içimizde birikenleri başka bir yere/ kâğıda bırakacaktık. Ama daha ilk anda fark ediyorum ki onların hüznü, daha önce hiç duymadığım o ezgi gibi, ama bir o kadar da tanıdık. Kalbim onları yüzyıllardır tanıyor gibi.

Kim bilir, belki bahçesindeki otları biçilemeyen evlerin sessiz hüznüdür bu… Belki de o bahçelere yeniden ekilmeyi bekleyen çiçeklerin hüznü… Bir zamanlar çocuk sesleriyle dolan sokakların, yarım kalan sofraların, kapısı bir daha açılmayacak evlerin hüznü…

“Nasıl olsa geri döneceğiz” diyerek yanlarına düğün fotoğraflarını almayan kadınların hüznü… Bir gün evlerine döneceklerine inanarak geride bıraktıkları hayatlarının, eşyalarının, hatıralarının özlemi… Eşini şehit veren kadınların, bir daha tamamlanamayacak hayatlarının hüznü… Çocuklarına hem anne hem baba olmak zorunda kalanların sessizce taşıdığı yük…Daha kendileri büyüyemeden dünyayı tanıyamadan omuzlarına ağır sorumluluklar yüklenen kadınların hüznü…

Oyun oynamayı öğrenemeden büyümek zorunda kalan çocukların hüznüdür belki… Bir oyuncağın, bir okul çantasının, güvenle uyunacak bir yatağın özlemi… Ya da vatanının kokusunu, toprağını, evinin duvarlarını, penceresinden görünen manzarayı özleyen kadınların hüznü.

Annesine veda etmek zorunda kalan genç kızların… Kendi anneliğini yaşayamadan annesini kaybedenlerin… Daha kendileri büyüyemeden dünyayı tanıyamadan omuzlarına ağır sorumluluklar yüklenen kadınların hüznü.

Belki yarım bırakılmış bir kitabın, yarıda kesilmiş bir sohbetin, söylenememiş bir “hoşça kal”ın hüznüdür. Belki bir daha giyilemeyecek bayramlıkların, hazırlanamayacak düğünlerin, birlikte içilemeyecek bir kahvenin… Belki de sadece sabah uyandığında hâlâ evinin yerinde olduğunu bilmenin verdiği o sıradan ama kıymetli güven duygusunun kaybı.

Kim bilir, belki de bütün bunların ötesinde, normal bir hayat yaşama hakkının özlemidir bu ezgi. Çocuk olabilmenin, anne olabilmenin, sevdiklerine sarılabilmenin, korkmadan geleceğe dair plan kurabilmenin özlemi.

Ben onların hikâyelerinin hiçbirini tam olarak bilmiyordum. Ama o gün, sanki her biri o ezginin içinde biraz bana da dokundu. Onların gözlerine bakmak, sessizliklerindeki ezgiyi duymak yetmişti. Belki de bütün bu yarım kalmışlıkların, ertelenmiş hayatların ve söylenememiş sözlerin hüznüydü kulağıma çalınan bu tanıdık ezgi. Daha fazlasını kaldırabilir miydim bilmiyorum… Bütün bu hüzünler bir yerden çok tanıdık ruhuma diğer bir yardan bir o kadar da uzak.

Yaptığımız kolajlarda bütün bu hikâyelerin sesi birleşiyor. Sesleri kısık, elleri titrek… Parçaları bir araya getirirken bazen korkuyorlar. Gerçek hayatta bir araya getiremediği parçaları, bu kez kâğıtların üzerinde birleştiriyor. Fakat o azılı düşman burada bile karşılarına çıkıyor; onları burada da rahat bırakmıyor. Onları küçücük ve çaresiz hissettirmek isteyenlere inat, aslan kesiliyor kadınlar.

Birileri onların her şeylerini kaybettiğini sanıyor. Ama hayır onlar her şeylerini kaybetmediler ve asla kaybetmeyecekler biznillah. Çünkü kalplerinde inanç ve iman ve umut ışığı yanıyor ve bu yanan şeyin sıcaklığı onlara yaklaşan her dostu ısıtıyor, her düşmanı yakıyor.

Hüzün, öfke ve umut birbirine karışıyor; karmakarışık bir duygu seline dönüşüyor. Hüzün gözyaşına, özlem duaya dönüşüyor. Ve sonunda hamd ediyorlar. Ne olursa olsun, hâllerine hamd ediyorlar.

Bizim bazen her yerde arayıp da bulamadığımız “tanrı”yı, onların gözyaşlarında, dualarında ve şükürlerinde görüyorum.

Atölye dualarla tamamlanıyor, âdeta dualarla mühürleniyor. Nasıl ki biz her buluşmamızda, her cemiyetimizde onları anıyor ve onlara güç diliyorsak; onlar da bizlere dua ediyor. Birkaç damla gözyaşı eşlik ediyor dualarına ve aminler yükseliyor gökkubbeye.

Efendimize Tutunmak

Önceki içerik

Yorumlar

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir