Âb-ı Hayat

Ebû Eyyub el-Ensârî 2

1

Merhaba,

Bir önceki yazımızın en heyecanlı yerinde kalmıştık. Tübba’ melikinin Efendimiz’e (s.a.s.) yazdığı mektup şöyleydi:

“Ya Resûlallah! Senin vasıflarını, dinini, ümmetinin cümle ümmetlerden hayırlı olup Allah katında cümleden mâkbul ve mükerrem olduğunu ehl-i kitaptan işittim, görmeden sana aşık oldum. Nübüvvetini tasdik, ümmetliğini kabul ettim. Ancak zaman-ı saadetine erişmek mümkün olmadığı, ömrüm buna vefa etmediği için lutfen ve keremen beni kabul buyurun. Kıyamet günü şefaatçi olarak sancağınız altına alıp ümmetiniz arasına katın.”

Efendimiz (s.a.s.) Medine’ye teşrif ettiği zaman Ebû Eyyub el-Ensarî’nin hanımı kendisine hitaben dedi ki:

“Sen de herkes gibi kapının önüne biraz yiyecek bırak, inşallah Resûlallah’ın devesi bizim evin önüne çöker de onu misafir etme şerefine Allah’ın inayetiyle biz de ereriz.”

Hz. Halid, hanımına gözleri dolu dolu, “Mümkün değil, bize gelene kadar nice evler var. Elbet onlardan birinin önüne çöker. Bu saadet bize imkansız…”, diye cevap verir.

Oysa ki, Resûlullah’ın mübarek devesi Kasva’yı yularından Cebrail (a.s.) çekiyordu. Kasva yuları serbest halde sağa sola bakarak saltanatla ağır ağır yürüyordu. Etraftan ona yiyecekler uzatılıyor, çökmesi için çağırılıyordu, fakat Kasva hiçbirine iltifat etmiyordu. Ebu Eyyub el-Ensarî’nin kapısının önünde hiçbir yiyecek olmadığı halde Cebrail (a.s.) Kasva’yı oraya getirip çöktürdü.

Hz. Halid ve hanımı hürmet ve muhabbetle Efendimiz’i (s.a.s.) içeriye davet buyurdular. Resûlullah iki katlı evde doğruca alt kattaki odaya yöneldi. Bunu gören Hz. Halid edebinden “Ya Resûlullah lütfen ve keremen yukarıdaki odaya teşrif buyurun” diyerek yalvardı.

Efendimiz (s.a.s.) : “Bizi ziyarete gelenler için burası daha uygundur. Hem sendeki emaneti getir hadi” buyurdular.

Kendindeki emaneti unutan Hz. Eyyub el-Ensarî’ye Efendimiz (s.a.s.), “Büyük ceddin Tübba’ Esad’ın kutu içindeki mektubunu getir.”, buyurdu. Efendimiz (s.a.s.) mektubu açmadan önce; “Merhaba ey salih kardeş! Dinimi seçtiğine, resul olduğumu, ümmetimden olmayı kabul ettiğini, şanı yüce Rabbim kabul buyurdu. Ben de seni ümmetliğe kabul ettim.” Böylece oradakiler hayretler içinde iki mucizeye şahit oldular.

Resûlullah Efendimiz (s.a.s.) yemek yiyip istirahate çekildiklerinde, Hz. Halid ve hanımı edep ve haya ile Resûlullah’ın kapısının önünde,  uyumadan sabahladılar. Sabahleyin Efendimiz’e (s.a.s.), “Ya Resûlallah! Lütfen yukarıya teşrif buyurun , çünkü biz sabaha kadar ta’zim için uyuyamadık” diye durumlarını arz ettiklerinde Efendimiz (s.a.s.); “Ya Halid! Yüce Hakk seni dünyada ve ahirette muazzez, mükerrem ve muhterem eylesin.” buyurdu. Efendimiz’in bu duasıyla Hz. Halid’e gösterilen hürmet ve muhabbet, neredeyse hiçbir sahabeye gösterilmedi.

Resûlullah Efendimiz, Hz. Halid’in evinde bir rivayete göre bir ay, başka bir rivayete göre yedi ay kalmışlardır.

Bizim için önemli olduğunu düşündüğümüz her işimizde Eyüp Sultan Hazretleri’ni ziyarete gideriz, ama bu mübarek zâtın peygamberimiz için değerini ve aynı evde kalma lütfuna eriştiğini, Cebrail (a.s.)’ın, peygamberimizin devesi Kasva’nın yularını çekerek, Eyüp Sultan Hazretleri’nin evinin önüne getirdiğini bilmeyiz, bilsek de unuturuz. Günümüzde alışkanlıklar üzerinden yaşıyoruz.

Rabbim idraklerimizi artırarak, hakkıyla, layıkıyla yaşamayı nasip etsin cümlemize…

Bir sonraki yazımızda Eyüp Sultan Hazretleri’nin İstanbul’a teşrifleri ve vefatıyla ilgili ayrıntılardan bahsedeceğiz.

Hürmetler efendim.

Ramazan Bize Uğramadı

Sonraki içerik

1 Yorum

  1. “Bir sonraki yazımızda Eyüp Sultan Hazretleri’nin İstanbul’a teşrifleri ve vefatıyla ilgili ayrıntılardan bahsedeceğiz.”
    Aahh Canım kardeşim bu nasıl bir tevafuktur 🌾 bizlere bahsedeceğini söylediğin yazını beklerken kendi vefatını ve Eyüp Sultan Hazretlerine komşu oluşunu okuttun 🦋. Komşuluğun mübarek ve makbul olunsun, derecen Âli ve Mukarrabun zümresine dahil olunsun, tazecik ve sımsıcak gülüşün yüreklerimizde bâki ve Asıl yurtta kavuşmamız nasibi Müyesser olunsun, Allah’ım Yâr ve Efendimiz (sav.) komşun olsun, Allah’a emanet olasın 🌹🌷

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv