Kültürel

Kutsal Taşların İzinde

0

Bugün kutsal taşların izindeyiz. Kutsal taşlar denildiğinde akla elbette ki “Haceru’l-Esved” taşı gelmekte ise de “Rüknü’l-Yemânî” köşesinin de umre ziyaretlerinde ve hac ibadetinde tavaf sırasında selamlanması onu da anıp anlatmamızı gerekli kılmaktadır.

  1. Haceru’l-Esved Taşı:

Kâbe’nin güneydoğu köşesine tavafın başlangıç noktasını  belirlemek amacıyla yerleştirilen siyaha yakın koyu kırmızı renkli taştır. Bu kutsal taşın Hz. İbrahim tarafından Kâbe’nin inşası sırasında tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla yerleştirildiği bilinmektedir.

Kâbe’de milyonlarca müslümanın bir kez olsun dokunup el veya yüz sürmek istediği mübarek bir taştır. Henüz kutsal topraklara gitme imkanı bulamayanların ya da bu beldelere olan özlemlerini bir nebze hafifletmek isteyenlerin bu taştan bir parçayı ziyaret edebilmeleri için İstanbul’a gelmeleri yeterli. İstanbul’da iki yapıda Haceru’l-Esved taşının kopan parçaları bulunmaktadır. Bu parçalar Osmanlı döneminde Mimar Sinan tarafından Haceru’l-Esved taşının restorasyonu yapılırken İstanbul’a getirilmiştir.

Kadırga Sokullu Mehmet Paşa Camii

Haceru’l-Esved taşının  parçalarından dört tanesi Mimar Sinan tarafından İstanbul’da Kadırga Sokullu Mehmet Paşa Camii’ne konulmuştur. Cami Sultanahmet Meydanı’ndan Kadırga’ya doğru inen Şehit Mehmet Paşa yokuşu üzerinde yer alıyor. Sultanahmet Camii’nin neredeyse iki adım ötesinde bulunmasına rağmen belki Kadırga Sokullu Mehmet Paşa Camii’ni hiç ziyaret etmemiş; belki de defalarca ziyaret edip caminin içinde sakladığı cennet taşlarını fark etmemiş olabilirsiniz.

Minber Kapısındaki Parça

Altın çerçeve ile kaplı parçalar, caminin giriş kapısı üzerindeki mermer taşların ortasında, mihrabın üst kısmında, minbere giriş kapısının üzerinde ve minber kubbesinin altında bulunmaktadır.

Kapı Girişindeki Mahfil Altındaki Parça

Haceru’l-Esved taşının bir parçası da İstanbul’da Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’nin giriş kapısının üzerindeki saçağın altında bulunmaktadır. 5 cm uzunluğunda olan taş, İstanbul’daki en büyük Haceru’l-Esved parçasıdır.

Kanuni Sultan Süleyman Türbesi

Giriş Kapısı Üzerindeki Parça


2.Rüknü’l-Yemânî :
Rüknü’l-Yemânî, Kâbe’de Yemen  tarafını gösteren bir taştır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) umresinde ve hac ibadetini yaparken Rüknü’l-Yemânî’nin huzuruna geldiği zaman bu köşeyi uzaktan selamlamıştır.

Edirne Eski Camii

Hacca ve umreye giden vatandaşlarımız da bu köşenin etrafından geçerken Rüknü’l-Yemânî’yi selamlar ve dua ederler. Rüknü’l-Yemânî’nin bir parçası Edirne Eski Camii’nde mihrabın sağ tarafında, mihrap ile minber arasında kalan kısımda bulunmaktadır. Caminin duvarına konulan bu taşın, aşırı yağışlardan dolayı Kâbe’nin duvarlarından düşen taşların bir parçası olduğuna inanılmaktadır.

Edirne Eski Camii’deki Rüknü’l-Yemânî Taşı

Rivâyet odur ki taşları ne şekilde yeniden Kâbe duvarına koyacağını düşünürken uykuya dalan Kâbe emiri, bir gün rüyasında Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (s.a.s.) görür. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) rüyasında emire Diyar-ı Rum’da bir cami olduğunu ve düşen taşları oraya göndermesi gerektiğini söyler. Bunun üzerine parça, yapımı ağır aksak ilerleyen Edirne’deki Eski Camii’ye gönderilir. Parçanın bu caminin duvarına konulmasının ardından Eski Camii kısa sürede tamamlanır.

Yeni rotamızı belirleyeceğimiz yazımıza değin şimdilik hoşçakalınız.

Vatandaş mıyız Vatansever mi?

Önceki içerik

Yorumlar

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir