Kültürel

Okumak Şifadır

1

Filibeli Bakkal Arif Efendi’nin h. 1309 tarihli sülüs hattıyla yazmış olduğu İsrâ sûresi 82. ayet-i kerimeye bakıyoruz, mealen şöyledir:
Allah Teala Kur’an-ı Kerim’inde dedi ki: Biz Kur’an’dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. (Kur’an, hem ruhâni marazlara hem de cismâni hastalıklara şifâdır.)” Allah (c.c.) doğru söyledi.

Kur’an ve rahmet ayı olan Ramazan-ı şerife girmiş bulunuyoruz. Bu ayda Kur’an’la daha çok hemhal oluruz. Hele bir de, güzel bir hüsn-i hatla yazılmış sarih okunuşlu bir Kur’an’dan okumaya başladıksa tadına doyulmaz.

Okumak ruhu besler, aklı kuvvetlendirir, kalbi şen eyler, iyilik yapmak duygusunu güçlendirir; vakti kıymetlendirip hayatı anlamlı kılar, güzelce yaşamak isteğini arttırır, iyileştirirmiş.

Aşağıda da bir örneğini göreceğimiz; Kur’an-ı Kerim’den ayet-i kerimelerin yazıldığı, sayfalarca sûrelerin sığdırıldığı zerre küçüklüğünde yazılar vardır bir de. Bunlar bir levhaya, bir istife sığarlar da bazen bizim aklımıza sığmazlar. Nasıl yazıldığına mı hayret etsek, ne yazdığına mı? İşte bu mübarek güzellik gubârî yazıymış. Gelin kendisinden biraz bahsedelim, tanış olalım.

Gubârî, Arapçada toz manasına gelen gubardan türemiş olup “toz gibi” anlamına gelmektedir. Gubârî daha ziyâde yapı itibariyle nesih, nesta’lik ve rik’aya yakın olduğu için bunlara uygulanan çok ince ve küçük bir yazıdır.

Eskiden posta güvercinlerinin kanadına gubârî yazıyla yazılmış mektuplar bağlanırmış; bu sebeple buna kalemü’l-cenâh (kanat yazısı) da denilirmiş. Cepte taşınan veyahut da savaşta sancaklara takılacak kadar ufak boydaki mushaflar da gubârî yazıyla yazılmıştır. Sultan Ahmed Camii’nin celî yazılarını yazan Seyyid Kasım, bir pirinç tanesinin üzerine İhlas suresini yazdığı için kendisine “Gubârî” ünvanı verilmiştir.

Aşağıdaki gubârî yazıya uzaktan baktığımızda ay yıldız formunda bayrağımızı görüyoruz. Belki de böylesi bir güzellikle yeni tanışıyoruz. Yazı o kadar küçük yazılmış ki görmekte dahi güçlük çekerken okumaya çalışmak; bir de üstüne “Bu kadar küçük nasıl yazmış Mehmed Nûri Sivâsi Efendi” deyip hayrette kalmak, hepsinin ötesinde onu yazdıran yüce kudretin (c.c.) eserini okumak düpedüz şifa.

Bu levhada,  ay-yıldız formunda gubârî olarak yazılan bölüm Cuma sûresinin tamamıdır. Boşluk gibi görünen kısımdaki celî ta’likle yazılan yer ise Bakara sûresi 185. ayet-i kerimenin başlangıcıdır. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

Şehru ramazânellezî ünzile fîhi’l-Kur’ân: Ramazan ayı öyle bir aydır ki, Kur’an bu ayda indirildi.”

Mehmed Nuri Sivasî, hattatların yazı kalıplarının içini büyük bir sabırla Yasin ve Cuma gibi sûrelerle -gubarî yazıyla- doldurarak nadide eserler vermiştir. Sami Efendi, Mehmed Nuri Sivasî’nin yazılarını görüp tetkik ederken hayretini gizleyememiş ve “çıldırmadan yazılmaz bu” demiştir. Rahmet ve minnetle anarken ay yıldızlı bu nadide eseri seyrinize bırakıyoruz.

Mehmed Nuri Sivasi Efendi’nin kaleminden
ay yıldız formundaki gubârî yazı

İs Mürekkebi
Kuşlar konmuş sesinin tellerine, sanırsın bahar gelmiş.

    Hz. Bilal: Müezzinlerin Efendisi

    Sonraki içerik

    1 Yorum

    1. çok güzelll🌹

    Yorum Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Arşiv