Edebi-Tarihi

Papatya

2

Koca bir papatya tarlasının yanındaki elma ağacının bir yaprağında kozaya giren bir tırtıl varmış. Kozadaki günleri tamam olduktan sonra masmavi gösterişli kanatları olan son derece sağlıklı bir kelebeğe dönüşmüş. Tabi bu onun ilk doğuşu değilmiş. Bu doğuştan sonra birçok keşif onu bekliyormuş. Elveda elma ağacı, fedakar bir ev sahibiydin…

Özgürlükle kanatlarını açan kelebeğin tek isteği artık hayranlıkla izlediği o papatya tarlasına uçup hızlı virajlar yaparak sağdan sola yukarıdan aşağı esintiler oluşturmak, yayılan mis kokuyu içine çekebilmekmiş.

Evet, papatyalar yakından çok daha narinler. O yüzden her konduğu papatyaya dikkatli davranıyor, onları incitmemeye özen gösteriyormuş. Derken onu uzun zamandır izleyen papatyalar ona hayran olmuşlar. Ayrık otlarının arasındaki birkaç papatya da buna dahil.

İşte o papatyaların arasında bir papatya varmış ki kelebek ona ayrı bir özen gösterirmiş; tarlaya her geldiğinde onu muhakkak görürmüş kelebek. O kadar iyi arkadaş olmuşlar ki birbirlerinden daha önce hiç görmedikleri renkler, güzellikler, hikayeler öğrenmişler.

Kelebek ve papatyanın bu hali herkesin çok hoşuna gidermiş. Aralarında bir eksik varmış; ikisi de birbirine ne bir teşekkür etmiş ne de bir sevgi sözcüğü kullanabilmiş. Bu içsel sıkıntılar bir yandan sohbet muhabbet diğer yandan derken güneşi yolcu eder olmuşlar. Ta ki birkaç günlük ömrü olan kelebeğin son gününde yine bir ayrık otunun üzerine konup papatyaya veda etmesine kadar. Halsiz düşen kelebeğin halini gören papatya durumu anlamış. Kelebek ise papatyaya olan dostluğunu, vefasını, minnettarlığını ve sevgisini göstermek için ancak son nefesinde onu sevdiğini diyebilmiş. Ve papatyaya fırsat kalmadan gözlerini yummuş. Papatya o günden sonra tek tek dökmüş yapraklarını “ seviyor….sevmiyor…seviyor….sevmiyor”. Siz deyin pişmanlıktan, ben diyeyim şüpheden.

Bu yazıda mevzu bahsimiz kırların narin çiçeği papatya. Yeryüzündeki bembeyaz etekli bir güneştir kendileri. Aslında belki de birçoğumuz onun saflığa, temizliğe, doğuma, verimliliğe işaret ettiğini biliyoruzdur. Ya da en azından bir papatyayı göz önüne getirdiğimizde bu işaretlerin ne kadar sahici olduğuna hak veririz. Bir demet papatya sevgilinin sâfiyâne aşkını, pişmanlığını anlatır. Papatyadan bir taç, çocukluğu; papatya falı dedikleri umudu ve hayali temsil eder.

İngilizcede papatya “day-eyes” sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan daisy kelimesiyle ifade edilir. Ne şaşırtıcıdır ki bu doğanın canlanmasını ve uyanmasını temsil eder nitelikte günün gözü anlamına gelen bir  kelimedir.

Papatya çiçeklerinin kırlarda görünmeye başlaması doğanın bayramıdır; canlanan toprak, uyanan ağaçlar, renkten renge boyanan bitki örtüsü… Hani denir ya karnımda kelebekler uçuşuyor diye, ben olsam o sözü karnımda papatyalar açışıyor diye betimlerdim. Siz de hissettiniz mi? Bir değil, binlercesini… Saf ve coşkulu heyecan ve de tutku.

Güneşin bağrında olmayı sevdiklerinden az ağaçlı zengin topraklı sulak yerlerde bembeyaz yaparlar bitki örtüsünü. Papatyanın en ilginç bulduğum özelliği bence şudur: Bizim esans olarak bildiğimiz aromatik bitkilerden elde edilen şeffaf renkte uçucu yağlar vardır ya, işte papatyanın uçucu yağının damıtılması sırasında ortaya çıkan kamazulen sebebiyle elde edilen uçucu yağ mavi renklidir. Ve bu sadece birkaç bitki cinsine ait özelliktir.

Belki de halk tarafından en yaygın kullanılan bitkilerden olsa da uzmanların aklında birçok soru işareti vardır. Maalesef ki piyasada bulunan birçok papatyanın tıbbi papatya olmadığı birçok analizle tespit edilmiştir. Bu bizler için neden önemlidir, çünkü Asteraceae ailesinde yer alan bu nadide çiçeğin Matricaria ve Anthemis cinsleri başta olmak üzere birçok türü bulunur. Ve hatta zehirli olan türleri de yaygın bir şekilde yetişmektedir. Halk arasında kullanımının yaygın olması da bitkinin türleri arasındaki çeşitliliğe ister istemez dikkatlerimizi çeker. Tıbbi olarak kullanılması gereken papatya ise Mayıs papatyası (Matricaria chamomilla L.) türünün taze veya kurutulmuş çiçekleridir.

Aslında tıbbi olan papatyada diğer türlere göre gözle görülür farklılıklar vardır. Yarım küre şeklindeki sarı başlıklarını (kapitulum) elinize alıp yavaşça ortadan ikiye ayırdığınızda içinin boş olduğunu görürsünüz. Bu özellik onu diğer türlerden ayıran en önemli farktır. Beyaz uzun dilsi yaprakları aşağı meyilli olarak nizami bir şekilde dizilidir.

Papatyanın sağlık üzerinde faydaları o kadar araştırılmış ve kanıtlanmıştır ki tüm dünya tarafından kabul görmüş kaynaklardan biri olan Avrupa farmakopesinde de papatya ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır. İbni Sina da el-Kânûn fi’t-tıbb isimli kitabında papatyaya geniş bir şekilde yer vermiş ve onun çözücü etkisinin ön planda olduğundan bahsetmiş. Şuncacık papatya mı deyip geçmeyin; vücuttaki şişlikleri alır, yumuşatır. Hatta çayı içildiğinde iç organlardaki yoğun şişleri dahi yumuşattığı, çözdüğü bilinir.

Günümüz literatür çalışmalarında ise tıbbi papatya (Matricaria chamomilla L.), içeriğindeki kamazulenden dolayı antiinflamatuar, flavonlardan dolayı antispazmodik etkili olarak kayıtlara geçmiştir. Ağız ve boğaz yaralarında gargarası; sivilce, arpacık ve göz ağrılarında ise sıcak kompres uygulaması son derece etkilidir. Çayı hazırlanırken kaynamış su ocaktan alınır, birkaç dakika bekledikten sonra bir tutam papatya eklenip karıştırılarak kapağı kapatılır, 10 dakika kadar demlenmeye bırakıldıktan sonra tüketilir.

Kainatta ne çok muhatabımız var.

Var mı, yok mu?
Güzel mi, çirkin mi?
Seviyor mu, sevmiyor mu?

Bu soruların bizi birçok noktaya götürmesi pek mümkün tabi. Peki muhabbete gelen o muhatabı alıp başımıza taç etsek nasıl olur?

Ne diyelim,
Seven sevdiğine papatyadan taçlar yapıversin o zaman.
Daha çok papatya mevsimleri göresin sevgili okur. Sağlıcakla kal.

Osmanlı Dönemi Halk Kadın Giyimi

Önceki içerik

2 Yorum

  1. “Seven sevdiğine papatyadan taçlar yapıversin o zaman.
    Daha çok papatya mevsimleri göresin sevgili okur. Sağlıcakla kal.”
    Çok güzel geldiniz. Teşekkür ediyorum. 🙂

  2. ‘Papatya’ başlığını görmek bile bir huzur vermiyor mu? Papatya kadar naif bu yazı için teşekkür ederiz..

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv