Sümbül Sokak

Temcid

1

Hazreti Bilal’in, bayram sabahına eriştirecek olan gecede şöyle nida ettiği rivayet olunur:

Uyanın uyanın ey uyuyanlar
Ey uyuyan, uykundan uyan
Ey uykusuna dalıp kendini kaybetmiş olan
Rabbin seni kapısına davet ediyor
Efendimiz Mustafa’ya salât olsun

Fecir, karanlığın askerlerine galebe çaldı
Gecen hızla hezimate uğradı
Sen uyursun ama Rabbin uyumaz
O’ndan intikam olmaksızın afv niyaz et
Hidayete erdiren Ahmet’e selam olsun

Arefe gecelerinde yahut bayram sabahlarında okunan, Allah’a yakarmak ve Efendimiz’e salat etmek için müminleri heyecana getiren bu şiirler o zamandan bu zamana temcid olarak adlandırılmıştır. Temcid övmeye teşvik etmek anlamına gelirken kelimenin kökü olan mecd sevgi ile ortaya koyulan övgü demektir. Rabbi’nin severek yaratması ve elest bezminde nidasını duyurması ile dünyaya gelmiş olan insan, Ramazan vesilesi ile yüklerinden arınır ve yol azığını tamamlayarak bayram sabahına ulaşır. Temcid Allah’a karşı olan iştiyakımızın, muhabbetli bir ağızdan dökülmesi ve dinleyen kalplerin bu sevince eşlik ederek bayrama kavuşması geleneğidir.

Efendimiz’in “Allah ile konuşmak isteyen Kur’ân-ı Kerîm okusun.” sözünü, yine Efendimiz’in bize bıraktığı mukabele mirası ile birlikte düşündüğümüzde, Kur’an ayı olan Ramazan’ın hitama erdiği arefe gecesi insanın Allah ile olan bir aylık sohbetinin de hasılat gecesidir aslında. Bir ay boyunca mümin kardeşinin ağzından Rabbi’ni dinleyen kul, bunun aslında Allah ile arasında vuku bulan bir konuşma olduğu gerçeğine kalben inandığında mukabele geleneği Allah ile musahabe zevki ile taçlanacaktır.

Dünya hallerinin eteklerimizden çekiştirdiği, bayramın fiziki hazırlıklarının ayaklarımıza dolaştığı hatta birikmiş hüzün ve kırgınlıkların içimizi sıkıştırdığı arefe gününde bu gerçeği ıskalamadan kalbimize kulak vererek bize bayramı hediye edeni hatırlayalım. Geçen yıl bayramı İsrail’in bombardımanı altında karşılayan bir Filistinli şöyle demişti:

“Her şeye rağmen, Allah bayram dediği için bayram ve biz Allah’a boyun eğdiğimiz için bayram yapacağız.”

Hekimler, kulak ve kalp arasındaki yoldan sıklıkla bahsederler. Kulağımızdan girerek kalbimize yürüyen her bir ses bizi abad ya da berbad edebilir. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusunu işitmiş olan ruhlar için bu sesin peşinden gitmek ve dünya hayatı boyunca güzeli aramak mukadder ve müyesser olmuştur. Rabbinin ruhundan ruh üflediği ve sesine dinleyici kıldığı kullar için dünya hayatı, kavuşma bayramının arefe gecesidir.

Ben, sen olmanın ötesinde ferd ferd cemiyeti oluşturan, cemaat olmanın şuuru içinde kendini bularak şahsiyetini koruyan, sırf Allah bayram dediği için bayram yapacak olan milyonlarca Müslüman, “İşittik ve itaat ettik.” (Nur, 24/51) ayetinin fehvasınca kendi içlerindeki Mekke’ye, Medine’ye, Kudüs’e, Adem’e, Nuh’a, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya kulak vererek ümmet-i Muhammed ve ümmet-i şahide olmanın bereketini idrak edecekler.

Bu kutlu ve mübarek Fıtrat Bayramı’nın arefesinde, biz de sizlere bu ay işitmek bahsini işleyeceğimizi müjdelemek ister, yukarıda sözlerini naklettiğimiz temcid ilahisi ile bayramınızı tebrik ederiz:

 

Kapak Görseli: Büşra Kayıkçı

Sokaklarda Öğrendik

Önceki içerik

Ayçiçeği

Sonraki içerik

1 Yorum

  1. Allahümme salli ala seyyidina muhammed🌹

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Arşiv