Kültürel

Toprağın Altından Evladiyelik Mücevherlere: Taşlar!

2

Merhaba Sümbül Sokak sakinleri. Öncelikle siz değerli okuyucular ile bu güzide sokakta buluşmaktan onur duyduğumu belirterek, sokağın her bir sakinini gönülden selamlarım.

Sokağımızda, 2004 yılından bu yana mesleki tecrübelerimizden mütevellit deneyimleyerek derlediğim bilgileri taş ve takı severlerle belli aralıklarla paylaşmaya çalışacağım.

Doğal taşlara olan hayranlığımız ve merakımız 2004 yılından beri meslek hayatımızı da etkiledi. O günden bugüne taşların madenlerinden çıkıp bir dizi işleme tâbi olduktan sonra nasıl da güzel birer mücevhere dönüştüklerine bir çok kere şahitlik ettik. Gemoloji (süs taşları bilimi) bilgimizi günden güne geliştirmek dışında seneler içerisinde işin mutfağına da adım atıp önce bir kurum çatısı altında sonra da bir ustadan kuyumculuk ve gümüş takı dersleri alıp taşların dönüşüm serüvenine zanaat noktasında da eşlik ediyoruz.

Gün geldi tarihe düşkünlüğümüz ve merakımız bizi sıkça bahsedilen o tozlu sayfalara sürükledi, kadim eserlerde taşları aradık. Gün geldi Kuran-ı Kerim ayetlerinde ve diğer kutsal kitaplarda bahsi geçen taşlar celbetti nazar-ı dikkatimizi. Birçok uygarlıkta adı geçen taşlara da rast geldik, bir peygamberin ismini koyduğu taşa da. Değerli taşlar âleminde Gizli Hazine’nin izini sürmeye devam ederken sizleri de bu keşfe dahil olmaya davet ediyoruz.

Görmüş olduğunuz bu Akik (hakik) taşı uluslararası ismi ile “Agat” taşı sıradan bir kayaç gibi görünüyor. Onu sıradanlıktan ayıran özelliği ise taştan bir kesit aldığımızda ortaya çıkıyor. İçindeki cevher bizi kendine hayran bırakıyor!

İçinde bambaşka bir dünya bambaşka bir âlem. Renkler, şekiller, çeşitli bitki artıklarının her biri milyon yıllık. Çıktığı bölgedeki toprağın yapısı doğrultusunda bütün bu özellikler değişiklik gösterebiliyor. Dolayısı ile dünya üzerinde bir çok akik çeşidine rastlamak mümkündür.

İçinde başka başka güzellikler keşfedilen taş, bu defa bir uzman elinden bir ustanın eline naklediliyor. Usta, metal çarkın fişini elektriğe takıyor ve otomatik dönen çarkta taşı cevherden mü-cevhere dönüştürmek üzere işlemeye başlıyor.

Dönen su motorunun çarkında usta dokunuşlarla taşın kabasını, fazlalığını, alarak işliyor. Sonrasında ise açığa çıkan mücevher taş yine aynı çarkta parlatma işleminden geçiyor.

İşte değerli taşımız hazır! Artık nadide bir koleksiyonun yahut eşsiz bir takının parçası olarak mücevhere dönüştü. Evladiyelik belki de müzelik bir eser oldu. Tabiri caizse ölümsüzleşti.

Hemen hemen bütün süs taşları aynı işlemlerden geçerek mücevher veya nadide koleksiyon parçalarına dönüşmektedir.

Bu yazımızda Akik taşını örnek verdik. Dilerseniz bir sonraki yazımızda Akik taşının birleşenleri neler, geçmişten günümüze nerelerde kimler kullanmış ve insan vücuduna faydaları var mı gibi konu başlıklarından bahsetmek üzere ilk yazımızı tamamlayalım efendim. Bu güzide sokakta yeniden buluşmak ümidiyle esen kalın Sümbül Sokak sakinleri.

Gizlihazine

Sabit’ten Bir Beyit

Önceki içerik

2 Yorum

  1. Bu kıymetli yazı için kendi adıma çok teşekkür ediyorum. Dört gözle gelecek yeni yazıyı bekleyeceğim.

    1. Çok teşekkür ederiz inş. Yenileri de gelecek.

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir