Âb-ı Hayat

Gönül Orucu-I

6

Merhabalar…

Öncelikle Ramazan ayınızın feyizli ve mübarek olmasını dilerim. Bugün sizinle Ramazan ve oruç üzerine bir gönül sohbeti yapalım isterim. Onk. Dr. Haluk Nurbaki Nur Dolu Geceler adlı kitabında ‘Gönüllerde Ramazan’ başlığı altında bu konuyu derinlemesine işlemiş ve ufkumuzu genişletecek şekilde ele almış. Kendisi tuttuğumuz orucun bir olgunluğa ulaşması ve güzel bir anlam kazanabilmesi için deneyimlememiz gereken bir gönül orucundan, insanın böylece akla hayale gelmeyecek güzelliklere erişeceğinden bahsediyor. “Ramazan bir mânâ perdesinin açılması, güzelliklerin seyrettirilmesi olayıdır.” diyerek oruç ile ilgili duygularımızı perçinliyor ve bizde o mana perdesinin ne olduğu ve açıldığında nasıl güzelliklerin seyredileceği konusunda merak uyandırıyor. Yazıya -elçiye zeval olmaz fehvasınca- eserden edindiğim bilgileri size aktarmaya çalışarak devam edeceğim.

Ramazan’da dünyaya ait bir takım zevklerimizin frenlenmesi aslında Ramazan’ı anlayabilmemiz içindir. Allah Teâlâ bu manevi zenginliği temin edebilmemiz için Ramazan’da bize özel bir tarife hazırlamış. Bu sayede orucun, getirdiği bir takım yasaklarla birlikte bizi mânâya yakın dünyaya -masivaya- uzak bir noktaya taşıyacağını ümid ediyoruz.

Sizin de bildiğiniz gibi Ramazan’a ve mânâsına dair bu yakınlığı ancak gönülle temin edebiliriz. Eğer gönlümüz bedenimizle birlikte Ramazan’a iştirak etmezse oruç tutmakla bir ibadeti yerine getirmiş oluruz fakat Cenabı Hakk’ın bize manadan lütfettiği rahmetlerden uzak kalırız. Ramazan bir sevap kazanma mücadelesi değil, Allah’ın rahmetini celb etme çabasıdır. Yani bir insan Ramazan gelince onu fırsat bilmelidir. Gönüller ciddi bir hazırlık içinde olmalıdır.

Efendimiz (s.a.s.) bir hadis-i şeriflerinde “Hastalıkların giriş kapısı midedir, şifanın da giriş sırrı perhizdir.” buyurmuşlardır. Nasıl ki beden, hastalıklardan kurtulup şifa bulması için oruca muhtaçsa, gönül de aynı sebeple mana orucuna muhtaçtır.

Hariç zamanlarda insanın gönül deryasında biriktirdiği olumsuzluklar, bu havuzu kirletir. Ramazan geldiğinde bu ayda bize bahşedilen hususi rahmet dolayısıyla, bedenimiz oruç ile bir sağlık ziyafetine kavuşurken gönlümüz de çirkinliklerden uzaklaşıp nurlarla dolar. Bu sebeple gönül, Ramazan’ı iştiyakla bekler. İnsan, beşeri ilgilerinden kaynaklanan yanlışlarını, alışkanlık edindiği hataları, kinleri, garazları Ramazan boyunca gönlüne koymayarak hafifler, lâtifleşir. Bu hassasiyetlerle, ibadetlerle ve az yemenin mânevi yönden güçlendirmesiyle yavaş yavaş gönül orucu tahakkuk eder.

Gönül orucumuzun ikmal olması için dikkat etmemiz gereken hususlar vardır. Önümüzdeki hafta yazımızın başında bahsettiğimiz eserin ışığında bu hususlardan bahsedeceğiz inşallah.  O zamana kadar kendi gönlümüz de dahil olmak üzere etrafımızdaki gönülleri her türlü lüzumsuz ağırlıktan koruyabilmek duasıyla efendim, haftaya görüşmek üzere muhabbetle kalınız.

Hamdım, Piştim, Yazdım

Sonraki içerik

6 Yorum

  1. bir sonraki haftaki yazıyı sabırsızlıkla bekliyor olacağız, efendim…

  2. Sabırsızlıkla bekleyenlerden birisi de benim. ☝️

  3. […] Yazan: Sümbül Sokak […]

  4. Beden orucumuzla beraber gönül orucumuz da tevhid olsun Allah’ın (cc) lütfuyla 🤲🏻 Feyz aldığımız yazınızın devamını da bekliyoruz inşallah 💐🥰

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Son Eklenenler

En Son Eklenenler

Arşiv