Âb-ı Hayat

Günah Bizi Nereye Götürür?

8

Tacuddin Atâullah el-İskenderî Hazretleri, Hikem-i Atâiyye adlı eserinde 52. Hikmet’de, “Allah’a hüsnü zandan alıkoyacak kadar günahını büyük görme. Çünkü Rabbini bilen bir mümin, işlemiş olduğu günahı O’nun keremi yanında küçük addeder.” diyor. Yani günahlarının ne kadar büyük olduğunu düşünsen de, bu düşünce seni Allah’a suizan etmek noktasına götürmesin.
Günah, kalbimizi karartan, benliğimizi büyüten, Allah’la aramıza giren bir perde olduğu için kulu gafûr olan Rabbine karşı suizanna sevk eder. Bu suizan kulun, peygamberi yanlış anlaması, ayeti yanlış anlaması, ibadet tâati yanlış anlaması şeklinde de ortaya çıkabilir. Hikem-i Atâiyye’nin uslûbunda, söylediği sözden başka, söylemediği fakat işaret ettiği bir mânâ da saklıdır. Bu gözle baktığımızda, bu sözden çıkarabileceğimiz ikinci mânâ da budur.

İnsanın bu durumuna karşın melekler Allah Teâlâ’nın emirlerini anlamak noktasında bir anlayışsızlık göstermezler. Çünkü ibâdet ve tâate mani olacak bir günah işlemezler yahut Allah’a karşı suizanda bulunamazlar. Ama insan öyle değildir. Günah bizi tevhid mertebelerinden düşürür, sukûnetimizi bozar. Vücudunun sukûneti olmayan, eli titreyen bir adamın elindekini er ya da geç düşüreceğini biliriz. Tıpkı bunun gibi kalp ikliminin sukûnet ve sekîneti gittiğinde kabahat başlar. İnsanın günah işlediğinde kalbinin farklı çarpması, bir şeylerin yolunda gitmemesi, rızkında daralma olması gibi haller adeta birer hastalık belirtisi gibi insanı uyarır. Bu, görebilen için Allah’ın merhametidir, kuluna ikazıdır, onu bırakmayışıdır. Bu minvalde düşününce, kulun başına hiçbir şey gelmiyorsa eyvah ki ne eyvahtır.

Bir mü’min Allah’a karşı kabahat işlediğinde, kalbinde O’nunla arasının açılmasına dair bir korku olur. Olmalıdır. Ama bu korku insanı ümitsizliğe değil ümide götürmeli. İnsan dâimâ kerîm olan Allah Teâlâ’nın mağfiretine sığınmalı. Ümit onu hiçbir zaman gevşekliğe sevketmemeli. Günahının altında ezilmiş hissederken veya kendini büsbütün iflasta görürken dahi “O rahîmdir, gafûrdur, muhakkak kuluna bir çıkış kapısı açar.” diyebilmeli. Allahu Teâla kulları için “Onlar korkarak ve umarak Rablerine dua ederler.” (Secde, 32/16) diye buyuruyor.
Günah seni, Allah Teâlâ’nın seni affedemeyeceği suizannına kadar götürmesin.” dedi Atâullah İskenderî hazretleri. Yani bundan evvel istiğfar et. Günahından dönmeyen kişi eninde sonunda Allah beni affetmez noktasına gelir, ümitsizliğe düşer.

Şeytanın bile Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin âlemlere rahmet oluşundan dolayı bir ümidi olduğu söylenir. Buradan kıyasla tevbe etmeyen ve ümitsizliğe düşen kişinin durumunun vehametini varın siz düşünün.

Hoştgörü

Önceki içerik

8 Yorum

  1. Allah râzı olsun ne güzel yazmışsınız ümitsizlik dergahı olmayan bir yerde açık bir kapının var olduğunu hatırlattınız bizlere.
    Rabbim istifade edenlerin sayısını çoğaltsın inşallah.
    🌹

  2. Ne güzel farklı bir yönden bakmamızı sağlamışsınız günaha.. Allah’ın kereminden büyük olamaz hiç bir günah. Elhamdülillah, tevbeyi daha büyük aşk vr ümitle yapmak nasip olsun. 🤲

    1. Estağfurullah 🌹😊 eser muhtesem.. Hikem-i Atâiyye

  3. Allah razı olsun.Tekrar silkinip yenilenme şevkini uyandırdınız

    1. Sizden de🌹

  4. “Günah bizi tevhid mertebelerinden düşürür, sukûnetimizi bozar.” ifadesi bitirdi beni.

    1. 🤗 Bu ifade meydan sohbetleri notlarindan..

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv