Âb-ı Hayat

Hac Suresinden Ayetler II

0

Merhabalar Hac suresinden bazı ayetleri, Ruhu’l-Beyan ve sufi müfessirlerin yorumlarıyla aktarmaya, kaldığımız yerden bu hafta da devam edelim inşallah.

“Onlar öyle kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah için harcarlar.” (Hac, 22/35)

İsmail Hakkı Bursevi, kalbin zikir sırasında titremesi, Hakkın kalbe tecellisine göredir der. Kimde tecellî nuru artmışsa haşyet ve Allah korkusu fazlalaşmış olur.

et-Te’vilâtü’n-Necmiyye‘de bu ayette geçen ‘başlarına gelene sabrederler’ kısmı için şöyle denmiştir: Kerih görmeden, kendilerinden çıkıp uzaklaşmasını temenni etmeden, kurtulmayı istemeden, ilahi hükmün cereyanı karşısında sessiz sakin dururlar. Gönülden teslim olurlar. Sırlarını Allah ile muhafaza ederler. İnsanların kendi hallerine muttali olması ile teselli olup rahat bulmazlar.
Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden türlü hayır yollarında Allah için harcarlar.

“Biz büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah’ın ismini anınız ve kurban ediniz. Yan üstü yere düştüklerinde ise (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yiyin, hem de ihtiyacını gizleyen, gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.” (Hac, 22/36)

Bu ayet için Rûhu’l Beyan tefsirinde şöyle yazılmıştır:

Burada nefis hayvanını, kalp Kâbesinin yanında kurban etmeye; onun dinin nişanlarından ve Allah’ı talepte sıdk ehli olanların işaretlerinden olduğuna; hayrın sıdk bıçağı ile onu kurban edip boğazlamakta bulunduğuna işaret vardır. Onun zahiri kurban olması ölümdür, batını ise diriliktir. ‘Bu kurban sendendir onu sana kurban eder onun vesilesiyle sana yaklaşırız’ diyerek üzerlerine Allah’ın ismini anınız ve kurban ediniz.

“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır fakat ona sadece sizin takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız diye o bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. Güzel davrananları müjdele!” (Hac, 22/37)

Ayetin tefsiri Rûhu’l-Beyan’da şöyle geçer:

Onlar Allah’a O’nu görüyormuşçasına ibadet eden kimselerdir. Allah’ın fazlını ve rızasını isterler. Onları bir şey yapmaya ya da terk etmeye ancak bu istek sevk eder. Bunun emaresi de yaptığı veya terk ettiği hiçbir şeyi ağır bulmamak ve ondan sıkılmamaktır.
Bilesin ki her mal Rabbin hazinesine layık değildir. Her kalp de Rabbin hizmetine uygun değildir. Ey kul! Durumunu düzeltmekte acele et. Malınla cömert ve ihsan ehli ol. Malın yoksa canınla ve bedeninle öyle ol. Gücün varsa her ikisini de bu uğurda esirgemeden ver. İbrahim’i görmez misin nasıl malını Allah için ziyafete, bedenini ateşe, oğlunu kurbana ve gönlünü Rahman’a verdi. Melekler bile onun cömertliğine şaştılar. Allah da ona dostluğunu ikram etti. Kurbanın efdali elinden gelen bütün gayreti göstermek, Rabbin tecellileri için kalp Kâbesini temizlemek, mücahede bıçağı ile nefsi boğazlamak ve varlıktan fâni olmaktır.

Âlim ve amil olmak niyazıyla bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın efendim.

Kudüs’ün Kılıcı: Filistin Direniş Sürecindeki Yeni Başlangıç I

Önceki içerik

Yorumlar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv