Medeniyet Şehirleri

Kayrevan

0

İslam coğrafyasının birçok yerinde Müslümanlar tarafından kurulan şehirler mevcuttur. Bağdat, Kûfe, Basra, Fustat ve Kayrevan bu şehirlerin başında gelir. Bulundukları konum ve kuruluşları itibariyle medeniyet tarihinde çok önemli yerlere sahiptirler. Bu yazımızda, Afrika kıtasında ilk ezan sesinin yükseldiği yer olan fakat ismi ve tarihi diğer şehirler kadar bilinmeyen Kayrevan şehrinin ne zaman, ne amaçla ve kim tarafından kurulduğunu yeniden hatırlayalım ve Kayrevan şehriyle birlikte inşa edilen medeniyetin izlerini gelin birlikte sürelim.

Raşit Halifelerin ikincisi Hz. Ömer (r.a.) zamanında hızla devam eden fetihlerle İslam toprakları çok geniş sınırlara ulaştı. Müslümanlar fethedilen bölgeyi elde tutabilmek, kazandıkları ganimetleri ve alınacak vergileri muhafaza edebilmek ve en önemlisi yeni fetihler yapabilmek için stratejik bölgelerde ordugah şehirler kurdular. Basra, Fustat ve Kûfe bu amaçla kurulan ilk şehirlerdi. Kazanılan askeri başarılarda bu ordugah şehirlerin rolü çok büyüktür. Askeri amaçla kurulmalarına rağmen daha sonra tamamen sivil bir mahiyet kazanarak modern şehirler olacak ve kendilerinden sonra kurulacak Kayrevan gibi şehirlere örnek olacaklardı.

Emevi Halifesi Muâviye b. Ebû Süfyân, 670 yılında Ukbe b. Nâfi’’yi İfrikiyye valisi olarak göreve getirir. Bu sayede Kuzey Afrika fetihleri hız kazanır. Uzun süren fetihlerin ardından Ukbe b. Nâfi tıpkı Hz.Ömer (r.a.) gibi Müslümanların emniyeti ve fetihlerin kalıcı olması düşüncesiyle sahil kesiminde değil de iç kesimlerde ve çöl sınırına yakın verimli topraklar üzerine bir şehir inşa etmeye karar verir. Kayrevan/Kayruvân adı Farsça kārîvân/kârbân/kârvân (kervan, kafile) kelimesinin “ordu, ordugâh” anlamını da kazandıktan sonra Arapçalaşmış şeklidir. (TDV İslam Ans.)

Ukbe b. Nafi Kayrevan’da ilk olarak cami ve Daru’l İmara1 yapılacak alanı belirler. Çünkü Peygamber Efendimiz’den (s.a.s) öğrenildiği üzere cami bir şehrin kalbidir. Kayrevan’da daha sonra Arapların ve yerli halk Berberilerin yerleştirileceği semtler belirlenir. Kayrevan’ın inşası yaklaşık beş yıl sürmüştür. Ukbe b. Nâfi bu dönemde fetih hareketlerini durdurmuş Kayrevan’ın geliştirilmesi için çok çalışmıştır. Çünkü zamanla Kayrevan Kuzey Afrika’nın merkezi, ardından başkenti olacaktır. Yerli halkın İslâmiyet’le tanışması ilk olarak Kayrevan sayesinde olmuştur. Kayrevan ordugah bir şehir olarak kurulmuştur fakat zamanla İslam dininin öğretildiği önemli bir şehir haline gelmiştir.

Şehrin en önemli yapısı Kayrevan Ulu Camii yada Sîdî Ukbe Camii olarak bilinir. Kendisinden sonra yapılacak Kuzey Afrika ve Endülüs minareleri başta olmak üzere tüm camilere örnek olmuştur. Ukbe b. Nâfî bu Camiyi sahabe ve tâbiûn ile birlikte 670 yılında inşa etmeye başlamıştır. İfrikiyye’deki ilk İslâm enstitüsü olarak da kabul edilir. Emevîler döneminde batıdaki ilmî çalışmaların merkezi olmuştur. İfrikiyye, Mağrib, Endülüs ve Batı Sûdan’dan gelen ilim talebeleri ashab, tâbiûn ve âlimler tarafından genellikle burada eğitilmiştir. Ukbe b. Nâfî zamanında küçük bir alana kurulan cami, daha sonraları ilmi hayatın gelişmesi ve Kayrevan’da nüfusun artmasıyla birlikte genişletilmiştir. Kayrevan’ın Kuzey Afrika’nın başkenti olması şehrin ilmi hayatında büyük izler
bırakmıştır.

Kısa bir kronoloji bilgisi ile Kayrevan’ın tarihine devam edelim:

Emeviler Dönemi: Şehrin ilk kurucusu Ukbe b. Nafi 684 yılında şehit edildikten sonra Kayrevan birçok vali tarafından yönetilmiştir. Bunların en meşhuru Hasan b. Nu’mân el Gassânî’dir. Kayrevan’a birçok hizmetlerde bulunmuştur. Kendisinden sonra yerine Musa b. Nusayr tayin edilip artık İfrîkiyye, doğrudan Şam’a bağlı yeni bir vilayet, başkenti ise Kayrevan olmuştur.

Ağlebîler Dönemi: 800 yılında İbrahim b. Ağleb Abbasi Halifesi Harun Reşit’ten Kayrevan imareti Abbasi Devletine bağlı kalmak şartıyla yönetim izni istemiş ve 909 yılına kadar Kayrevan’ı idare etmişlerdir.

Fatımîler Dönemi: 909 yılında Abu Abdullah eş-Şiî asker ile Kayrevan’a girmiştir. Yaklaşık 40 yıl Kayrevan onların idaresinde kalmıştır.

Zîrîler Dönemi: Zîrîler Kuzey Afrika’da hüküm süren ilk Berberî hanedandır. Sadece şeklen Fatımîlere bağlı olan Zîrîler bağımsız bir şekilde hareket etmeye başlamış olsalar da Kayrevan’da Zîrîler’in hüküm süresi 1121’de sona ermiştir.

Hafsîler Dönemi: Hafsîler Fas’ta bulunan Muvahhitlere bağlı ve İfrîkiyye’de 1228-1574 tarihleri arasında hüküm süren Berberî asıllı bir hanedandır. Hafsî döneminde Kayrevan eski manevi üstünlüğünü ve önemini kaybetmiş İfrîkiyye’nin yeni başkenti Tunus şehri ekonomik ve ticari merkez haline gelmiştir. Hafsî devleti 1574’te Sinan Paşa’nın bölgeye gelmesiyle sona ermiştir.

Osmanlı İmparatorluğu Dönemi: 1557’de Trablusgarp Beylerbeyi Turgut Reis’in, Tunus’un Osmanlı Devleti’ne eyalet olarak bağlanması için yaptığı ilk iş, Kayrevan şehrinin ele geçirilmesi olmuştur. Osmanlılar Kayrevan şehir hâkimiyetini ele geçirir geçirmez şehircilik ve inşa faaliyetlerine başlamışlardır. Sebil, çeşme, medrese, cami ve tekke gibi yapılar vakıf kurumlarına bağlanmıştır. Barbaros Hayreddin, Turgut Reis ve Kılıç Ali Paşa’dan sonra 1572-73’te, Kayrevan’ın askeri idaresi ve asayişinin sağlanması Haydar Paşa’ya devredilmiştir. Kayrevan uzun yıllar boyunca Osmanlı ordusu için üs yada ordugah olarak kullanılmıştır. Osmanlı eserlerinin çoğu günümüze kadar gelmiş ve hâlâ kullanılmaktadır.

Kayrevan Fransızlar tarafından 1881’de işgal edilene kadar Osmanlı Devleti idaresinde kalmıştır. Ve artık Kayrevan 1956 yılında bağımsızlığını ilan eden Tunus Devleti’nin önemli şehirlerinden biridir.

Kayrevan Ulu Camisi başta olmak üzere İslam sanatının eşsiz eserleriyle dolu olan Kayrevan UNESCO Dünya Mirası listesindedir.

Dâru’l-İmâra: Şehirde oturan, devleti temsil eden valinin ikametgâhı ve şehri yönettiği mekândır. Bu
terim ilk defa Hz. Ömer (r.a.) zamanında anlam kazanmıştır.

Fatima
"Gurbet eli bizim için yaptılar. Çatısını pek muntazam çattılar. Ölüm ile ayrılığı tarttılar. Elli dirhem fazla geldi ayrılık”.

    Kazasker Mustafa İzzet Efendi

    Önceki içerik

    Kadın Elinden Sanata

    Sonraki içerik

    Yorumlar

    Yorum Yaz

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir