Âb-ı Hayat

Kolay Gelsin

2

Rahmet ayı Ramazan-ı şerifte buluştuğumuz bu yazımızda Ramazan ile incelen kalbimizi izleyelim, merhametinin kaynağını anlayalım istedik. Merhamet denilince ilk aklımıza gelen er-Raûf (c.c.) ism-i şerifine döndürdük gönlümüzü, birlikte biraz bakıp tefekkür edelim niyetiyle geldik karşınıza.

er-Raûf (c.c.) şefkat ve merhamet etmek anlamındaki “re’fet” kökünden türemiştir. Re’fet ise rahmetten çok daha baskın bir merhamet duygusunu içerisinde barındırır.

Kullarının yaradılış sebebinin, tüm affın, mağfiretin asıl kaynağının, bu sevgiden doğan merhamet olduğunu anlatır bize er-Raûf.

Allah’ın tüm mahlukatın zincir gibi birbirine aynı kaynaktan gelerek neşvünemâ bulduğu  bir bağ ile bağlı olduğunu anlatmak için bilimle, teknoloji ile, ilm-i sîmâ ile, dünya ve ahiretimizi en doğru ve kolay şekilde îmar etme yollarını bildirmesi er-Raûf (c.c.) ismi sebebiyledir. Allah Teâlâ kullarının kendisine ulaşan yollarını zahmetsizce kat etmesi için enfüste ve âfâktaki işaretleri, sonsuz merhamet ve sevgisinin bir gereği olarak bize bu isim ile anlatır.

Kur’an-ı Kerim’de er-Raûf (c.c.) ismi şerifinin geçtiği ayetlerden biri şudur:

“İşte böylece, siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye sizi aşırılıklardan uzak bir ümmet yaptık. Biz bu yöneldiğin kıbleyi özellikle resule uyanlarla sırt çevirenleri açıkça ayırt edelim diye belirledik. Bu, Allah’ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelecektir. Allah imanınızı asla zayi edecek değildir. Çünkü Allah insanlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Bakara; 2/143)

Esmâ-i hüsnâ konusunda eser kaleme alan bazı müellifler  er-Raûf  ism-i şerifinin incelerken ilâhî re’fet ile annenin evlâdına karşı taşıdığı derin şefkat duygusu arasında paralellik kurmuşlar, “Anne yüreği evlâdına ağır bir işin yüklenmesine ve onun tahammülü güç bir sıkıntıya mâruz bırakılmasına nasıl rıza göstermezse ilâhî re’fet de şefkate lâyık olan insanların maddî ve mânevî sıkıntılara uğramasına müsaade etmez.” şeklinde beyanda bulunmuşlardır.

O zaman yukarıda bahsettiğimiz Bakara suresinin 143. ayetini ilahî re’fetin kulların sıkıntıya düşmesine razı olmayacağı açıklaması ile birleştirdiğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

Allah (c.c.) kullarını sırf sevdiği için yaratmış ve “ağırlıklarınızı yüklenip kendinizi fazlasıyla yorarak ulaşabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşıması için” (Nahl, 16/7) size hayvanlar  lutfetmiştir. Kullarının kendileri için hayır olacak işlerini kolay kılmak için yollarını açmış, türlü vesileler ile cümle mahlukatı kulunun hizmetine vermiştir.

“Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.” (Hac, 22/65)

Bir işin zorlaşmasının, her denemede kapıların üzerine kapanmasının da er-Rauf ismiyle ilişkili olabileceğini çok geç idrak ettim. Allah Teâlâ kuluna zorluk dilemez. Ancak severek yarattığı kullarının hayrına olmayacak işleri onların istediklerinin tersine çeviriverir; tercih ettikleri ve hayır umdukları işin kendileri için şer olması sebebiyle tekrar düşünmelerini sağlayacak vesileler,  “karanlıklardan nura çıkarsın diye kuluna parlak parlak âyetler” (Hadid: 57/9), uyarıcı, uyandırıcı işaretler verirmiş. Türlü bahanelerle yolları kesermiş bilemedim.

Anlatmak istediğim bir işe emek harcamamak, azıcık yorulmadan, o işin olması için kapı çalmadan her bir şeyin oluvermesini beklemek değil. Himmet gayrete aşıktır demiş büyükler.

Hasılı kelâm, bugün anlıyorum ki er-Rauf ismi yaşamın mihenk taşlarındanmış. Hayır kapılarını açan aynı zamanda kula şer olacak kapıları kapatanmış. Ama insan pek nankör ve cahilmiş ki kendi eliyle zehri yer de, bunu da kendine şifâ zannedermiş. Malum insan hayra dua eder gibi kendisi için kötü olacağını bilmeden şerre de dua eder. İşin kolayı nerde, neden o yön kolay da diğeri zor düşünmezmiş.

Bir işi murâd etme
Olduysa inâd etme
Haktandır o red etme
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Gönüllere İnşirah

Önceki içerik

Sümbül’ün Gül’ü

Sonraki içerik

2 Yorum

  1. Ne güzel ifadeler Sayın Yolalan. Kalemize yüreğinize sağlık. Cenabı Hakk’ ın kişinin duasını cevap verdiği veya cevap vermediğini düşündüğümüz her şey aslında herşeyin aslında evvel ve ahirini gören bilen Er-Rauf ismi şerifinin hikmetindenmiş demek ki. İdrak edip daha bir mutmain oldu kalbim bu yazı ile. Hamdolsun bizlere Merhamet eden Rabbimize. Selam ve dua ile. Saygılar

  2. Allah’ın ismini açıklarken Ayetlerle açmak güzel olmuş. Gerçekten çok aydınlatıcı Emeğie sağlık Rabbim ilmini ilmini artırsın. yüzünü döndüğün tarafı hayır eylesin

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Son Eklenenler

En Son Eklenenler

Arşiv