Kültürel

Sümbül’ün Gül’ü

0

İslam medeniyetinde insan ölmez. Asıl yurduna, ebedi aleme göçer. Buna ahirete doğmak da denilir. Bizim inancımızda hayat bitmez, nihâyete erer. “Her nihâyet yeni bir başlangıcı doğururmuş.”

Sümbül Sokak’ımızın İzi Sürülenler‘inde, Gül Konağı’nda oturan Şeyma ablacığımız ahirete taşındı… Biz de kendisi gibi zarif ve lâtif olan çiçeklerle süslenmiş, yukarıdaki besmeleyi onun anısına paylaşmak istedik. Sülüs hattıyla yazılmış olan bu oklu besmele Hattat Macid Ayral’ın kaleminden çıkmıştır.

Yukarıdaki çiçekli motifli yazıyı görünce hanımların ebedi istirahatgâhlarındaki kabir taşları hatırımıza geldi. Osmanlı kültüründeki kabir taşları kişinin dünyadaki durum ve konumuna göre yazılır ve çeşitli sembollerle süslenirmiş. Hattatlar ona göre yazar, taş ustaları yazıyı ve simgeyi sabırla işlerlermiş. Mesela hanım kabir taşları çiçekler, buketler, meyveler ve servi motifleri ile süslenirmiş. Onu tamamlayacak hattıyla da bezenirmiş. Ecdadımız ölümü bile güzelleştirmiş. Bununla kişinin ebedi âleme, aslî vatanına kavuştuğunu bizlere okutmuştur. Ölümün bir yok oluş, bitiş olmadığını taşa işleyerek taş da dahi çiçekler açtırmıştır. Gideni hem gözlerde hem gönüllerde yaşatmıştır. Ebedî hayatına düğün gibi erdirmiş, uğurlamıştır.

Aşağıdaki yazıda ise bir gelin gibi süslenmiş, gubâri olarak yazılmış olan levhayı görüyoruz. (Okumak şifadır yazımızda gubariden detaylıca bahsetmiştik.) Mehmed Nuri Sivâsi Efendi’nin celi ta’lik hattıyla kaleminden çıkmış olan bu yazı bize şöyle söylüyor:
Burada İsm-i Celâl, İsm-i Nebî, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin “Ehl-i Beyt-i Mustafa’nın isimleri” nakşedilmiştir. Bu isimlerin içinde gubâri olarak Yasîn sûresi yazmaktadır. Bu levha, Sümbül’ün Gül’ü Şeyma ablacığımız için hediye olsun. Yasîn-i Şerifler dâim onun için de okunsun niyetiyle buraya bırakıyoruz. İnsan dünyada kimi severse ahirette de onunla olurmuş. Çok sevdiği Ehl-i Beyt-i Mustafa’yla birlikte iç içe sarmalanmış olan Kur’an’ın kalbi Yasîn’i aşağıdaki yazıda bir arada görmekteyiz. Seyrinize sunuyoruz.

Yahya Kemal’in dizeleriyle aslî yurduna gidenleri uğurluyoruz:

Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde,
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde,
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.

İs Mürekkebi
Kuşlar konmuş sesinin tellerine, sanırsın bahar gelmiş.

    Kolay Gelsin

    Önceki içerik

    Çıkmaz Yol

    Sonraki içerik

    Yorumlar

    Yorum Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Arşiv