Kültürel

Medine Hattatı Abdullah Zühdî Efendi

0

Medine hattatı olarak bilinen Abdullah Zühdî Efendi’nin celi sülüs hatla yazdığı Mescid-i Nebevi’nin yazısını seyrinize sunuyoruz.

Sahabeden Temîmü’d-Dâri hazretlerinin soyundan gelen Abdülkadir Efendi’nin oğlu olan Abdullah Zühdî Şam’da dünyaya gelmiştir. Ailesiyle birlikte önce Kütahya’ya yerleşirler. Burada bir müddet yaşadıktan sonra İstanbul’a hicret ederler.

Abdullah Zühdî Efendi, Eyüp Sultan türbedârı Eyyûbi Raşid Efendi ile hüsn-i hatta başlamış, daha sonra üstadı Kazasker Mustafa İzzet Efendi ile devam etmiştir. Sülüs-nesih yazıdaki mahareti ile nam salmıştır.

Mescid-i Nebevî’nin hüsn-i hat yazılarının meşk edilmesi için bir müsabaka düzenlenir. Kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid, Abdullah Zühdî Efendi’nin yazılarını takdire şayan bularak bu kutlu vazifeyi kendisine tevdi kılar. Müsabaka neticesinde seçilen hattata ödül takdimi yapılacaktır. Zaten Mescid-i Nebevî’nin hatlarını yazmak başlı başına bir ödül, lütuf olmuştur ona.

Gelin bu hadiseyi Son Hattatlar kitabında İbnülemin Mahmud Kemal’in anlatımından dinleyelim:
Padişah müsabakaya katılmış yazılar arasından Abdullah Zühdî Efendi’nin yazısını alıp “Oğlum bunu sen mi yazdın?” diye sordu. O da “Kulunuz yazdım” dedi. Padişah “Allah feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat ile 7500 kuruş maaş tahsis ile Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim” dedi.
Maaş ödülü ile birlikte üçüncü rütbe Mecidi Nişanı da takdim edilir.

Abdullah Zühdî Efendi, vazifesini ifa etmek için bu kutlu şehre gider ve orada üç yılı aşkın bir süre kalır. Sonrasında saltanat değişikliğinin olması inşaat işinin durmasına ve çalışmaların aksamasına sebep olur. Bundan dolayı da yazısını tamamlayamadan dönmek zorunda kalır. Hükümete yapılan başvurular sonuçsuz kalınca, inşaat nâzırı Üryanizade Ahmed Esad Efendi ile birlikte halkın dayanışması içinde bir yardım kampanyası başlatılır. Bunun neticesinde el ele gönül gönüle verilerek durdurulmuş olan çalışmalar tekrar harekete geçer ve tamamlanır.

Abdullah Zühdî Efendi Medine’de yedi yıl kalır. Mescid-i Nebevi’nin kubbe kasnağı ve duvarlarına kuşak halinde celi sülüs ile ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve kasideler yazmıştır. Celi sülüs hatla yazılmış olan bu yazılar uzunluk ölçüsüne bakıldığında başka bir hattat tarafından böylesinin bir daha yapılamadığı tespit edilmiştir. Abdullah Zühdi Efendi’nin celi sülüsle harfleri sanatkarca yerleştirmesi ve ahengi sağlamasında ressam olmasının önemli bir etkisi olmuştur.

Gelelim Mescid-i Nebevî’nin kıble duvarının iç kısmına; burası Selam kapısından itibaren “Selamlama yolu”dur. Osmanlı Sultanları döneminde ihya edilen bu mübarek yapının en büyük ve en son imarı Sultan Abdülmecid Han zamanındadır. Yine kıble duvarının inşaası ve süslemeleri bu döneme aittir.
Kıble duvarındaki yazılar Selam kapısında başlayıp, Baki kapısına kadar devam eder. Görenleri hayran bırakan bu hatlar dört sıra halindedir. Yukarıdaki üç sırada ayet-i kerimeler ve sureler yazılı olup, dördüncü sırada  Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) iki yüz bir ismi yüz bir pano içinde yer almakta; aralarında salavat-ı şerifeler bulunmaktadır.

Güzelliğiyle göz kamaştıran bu yazılar çeşitli usullerle nakşedilmiştir. Bunlardan biri, taş üzerine yontma-işleme usulüyle yazılan celi sülüs hatların zemini yeşil renkle boyalı olup üzerleri altın varakla yaldızlanmıştır. Yine bazı kısımlarında zemin ahşap olup üzerine oyma tekniği ile harfler yerleştirilmiş; kırmızı zemin üzerine altın varakla yazılmıştır.

Abdullah Zühdi Efendi, Medine’de vazifesi tamam olunca Mısır’a yerleşir. Burada kendisine Mısır hattatı ünvanı verilir. XIX. yüzyıl hat sanatının Mısır’da sevilip yayılmasında ziyade gayretleri ve katkıları olmuştur. Bir Mushaf ve en’amdan başka çok sayıda eser bırakmıştır. Kıymetli talebeler yetiştiren Abdullah Zühdî Efendi Mısır’da vefat etmiştir. İmam Şafi Hazretlerinin Türbesi yakınında medfundur.

Hattatlarımız, hayatını hizmet niyetiyle idâme ettirmişler. Güzel yazıyı-güzelce-güzel için yazmışlar. Güzel’i güzelle meşk etmişler.

Aşağıda Abdullah Zühdî’nin celi sülüsle yazdığı istifiyle güzele emanet olun vesselam.

“Allah güzel davrananların mükafatını zayi etmez.” Hud \ 115

Aldığın Yara, Işığın Sana Sızacağı Yerdir

Sonraki içerik

Yorumlar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Son Eklenenler

En Son Eklenenler

Arşiv