Güncel

Müsilaj (Deniz Salyası)

0

Geçtiğimiz haftalarda, Marmara Denizi kıyılarında görülen deniz sıcaklığının yükselmesi ve buna bağlı olarak bakteriyel aktivitelerin artması sonucunda oluşan müsilaj (deniz salyası), çevreye ve canlılara verdiği zarar nedeniyle tedirginliğe sebep oldu. Daha önce de Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorunu bu sefer yoğunluğunun ve etkisinin fazla olması sebebiyle deniz ekosisteminin korunması gerektiğine dair aciliyeti daha fazla hissettirdi. Son bir kaç haftadır acil eylem planları ve toplantıları düzenlenerek, müsilajın oluşma sebepleri ve alınabilecek önlemler konuşuldu.

Bu toplantılardan biri de birkaç gün önce düzenlenen, MBB’nin (Marmara Belediyeler Birliği)  koordine ettiği “Marmara Denizi’nde Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri” toplantısına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ortaklığıyla  Marmara Denizi’nin kıyısında bulunan il ve ilçelerin  belediye başkanları katıldı. Müsilaj oluşumunun  anlatıldığı toplantıda; iklim değişikliği ve deniz suyu sıcaklığındaki artış, denizdeki azot, fosfor yükünün fazla olması ve bunun bağlı olduğu atık su arıtımındaki yanlışlıklar, derin deniz deşarjları konusundaki yanlış uygulamalar, tarım atıklarının da bilinçsizce denize salınımı müsilaj oluşumunun sebepleri arasında sayıldı. 

Müsilaj, deniz organizmalarının ürettiği, birkaç milimetreden onlarca santimetre boyutlarında değişen partiküllerin koagülasyonuyla oluşan başlıca bakterilerin, ototrofik (inorganik maddeyi organik maddeye döndürebilen mikroorganizmalar) ve hetotrofik (kendi besinlerini kendileri sentezleyemeyen canlılar) özellikteki tek hücreli canlıların hücre dışına salgıladığı organik maddelerdir. (EPS) (protein+karbonhidrat+yağ) 

Deniz ekosistemindeki dip akıntıların da sıcaklık farklılıkları vardır. Bu akıntılardaki sıcaklık farklılıklarının değişmesi ve ekosistem dengesinin bozulması müsilaj salınımına sebep olmaktadır. Sıcaklığın dışında; azot, fosfor gibi besleyici elementler, Ph dengesi ve basınç değişiklikleri bu tek hücreli canlılarda müsilaj salınımını arttıran etkenlerdir.

Yukarıda saydığımız sebeplerin oluşmasıyla yani atık suların arıtılmadan denize verilmesi, ileri biyolojik atık su arıtma sistemlerine arıtılmadan verilen endüstriyel atık sular ve yanlış atık su deşarj uygulamaları müsilaj gibi deniz ekosisteminde bozulma olarak kendini gösterdi. 

Bütün bunlarla birlikte Marmara Bölgesi’nde endüstriyel ürünler ve tarım ürünlerinden faydalanan ve günlük aktiviteleri sonucunda atık oluşumuna sebep olan her bir bireyin daha duyarlı olması ve üzerine düşen hassasiyeti göstermesi gerekmektedir. Büyük işletmelerin ve belediyelerin atık sularını bilinçsiz deniz diplerine salmaları bugünkü müsilajın büyük failleri olsa da bizlerin tekil bireyler olarak çevreye verdiğimiz zarar da bu kirlilikte pay sahibidir. Çöplerimizi ayrıştırmamız ve belirlenen gün ve saatlerde ilgili noktalara teslim etmemiz, çevreye karşı sorumluluklarımızın başında gelmektedir. Bugünkü kirliliği taşıyamayacak duruma gelen Marmara Denizi gibi doğa, çevre konusundaki kirliliği de tolere edemeyecektir.

 

 

Birlikte Yaşama Kuralları vol. 15467: Üç Kulhü Bir Elham-I

Önceki içerik

Birlikte Yaşama Kuralları vol. 15467: Üç Kulhü Bir Elham-II

Sonraki içerik

Yorumlar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Son Eklenenler

En Son Eklenenler

Arşiv