Edebi-Tarihi

Muştu

4

Müjde kelimesi Farsça kökenli bir kelime olup, dilimizde “sevindirici, güzel haber” anlamında kullanılır.

Müjde kelimesi Türkçeye ilk zamanlarda “muştu/muştı” olarak girmişti. Anlam olarak da şimdiki kullanımından biraz farklıydı. Muştu, sevinçli bir haber getiren kişiye verilen bahşiş, armağan anlamında kullanılıyordu. O yüzden bir komşusuna bir yakınına hayırlı güzel haber getiren kimse ilk önce “Müjdemi isterim” diyerek aslında karşısındaki yakını ile arasında tatlı bir iletişimi başlatmış olurdu. Nihayetinde hem müjdelenen kişi sevinir hem de müjde yani hediye alacak kişi sevinirdi. Böylece hediyeleşme güzel bir dostluğa yakınlığa vesile olur, bağlar kuvvetlenirdi.

Kendimizden yola çıkalım; şu dünyada aldığımız en güzel haberi düşünelim. En büyük müjdemiz Allahu Teâlâ tarafından bize “beşîr” yani “müjdeleyici” olarak gelen Resulullah Efendimiz’dir. Peki O (s.a.s) bizim için bir müjdeleyici olur da bizim ümmet-i Muhammed olmak nasibimiz karşılığında sunabileceğiniz bir şükür şerbetimiz olmaz mı?

Bakın, Sezai Karakoç Gül Muştusu şiirinde duygularımıza ne güzel tercümân olur;

Nişanlarda gül şerbeti içilir
Hastalara gül şurubundan ilâç
Gül bir yeni yıl gibi
Yetişir evlere muştu gibi

Mehmet Zahid Kotku Hazretleri

Önceki içerik

Birlikte Yaşama Kuralları vol. 984572: Sofra

Sonraki içerik

4 Yorum

  1. Hz. Yakup’un gibi Yusuf’un, Hz. Mevlana’nın Şemsi Tebrizi hazretlerinin muştusunu beklediği gibi bizlerde beklemekteyiz. Duyanlardan olmak duasıyla.

    1. Rabbim çok lütufkâr ve merhametli, nasipleri sağanak gibi, Kendisine cc yönelen kulunu tutar bırakmaz😊 biz de inşallah duyanlardan olalım, Evvel cc Allah💗

  2. Dil hafızası bölümünü iki güne bir yapsanız. Çok keyifli olmuş. Emeğinize sağlık.

    1. Allah razı olsun, keyifli okumalar ☺️

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Arşiv