Edebi-Tarihi

Rönesans’ı Başlatan Endülüslü Alimler

2

Bir önceki yazımızda, Endülüs coğrafyasının siyasi tarihini kısaca anlatmış ve Endülüs Medeniyeti’nin özelde Avrupa’ya genel çerçevede ise tüm insanlığa bıraktığı büyük mirasın, medeniyetin oluşumundan bahsetmeye başlamıştık. Bu yazımızda ise kurulan bu medeniyetin yetiştirdiği âlimlerin tarihin seyrini nasıl değiştirdiğini, en başta bilim olmak üzere felsefe, sanat ve edebiyata nasıl yön verdiklerini keşfetmeye devam edeceğiz.

Endülüs’te İslam hâkimiyetinin yaşandığı devirlerde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi ilim adamları birlikte faaliyet göstermişler ve bu medeniyeti birlikte inşa etmişlerdir. Endülüs’te yetişen bu bilim adamları 12-13. yüzyıllarda Avrupa’da bilim ve kültür alanında öncü olmuşlar ve Endülüs’te filizlenen bu medeniyet sayesinde Avrupa’da Rönesans, reform ve aydınlanma hareketleri başlamıştır.

Meşhur Fransız fizikçi Pierre Curie’den nakledilen: “Endülüs’ten bize 30 kitap kaldı ve biz atomu parçaladık. Eğer yakılan milyonlarca kitabın yarısı günümüze ulaşsaydı şu an galaksiler arası seyahat ediyor olurduk.” sözü bunun en büyük delillerindendir.

Endülüs coğrafyasında yetişen âlimlerin hepsini anlatmaya kalksak yüzlerce ciltlik kitaplar yeterli olmaz. Ülkemizde özellikle Endülüs konusunda uzman olan Prof. Dr. Lütfi Şeyban Hoca’nın, İbnü’l-Faradî’nin Târîhu Ulemâi’l-Endelüs adlı eseri hakkında yazmış olduğu bir makalesinden edindiğimiz bilgiye göre, kendisi de Endülüs’lü bir tarihçi olan İbnü’l-Faradi bu eserinde 1651 âlimin biyografilerini kayıt altına almıştır.

Endülüs Coğrafyasında Yetişen Âlimler

*Ziryab (ö.852)
Kaynaklarda adı Ali b. Nafi olarak geçmekle birlikte Ziryab adıyla meşhur olmuştur. 852 yılında Kurtuba’da vefat etmiştir. Bağdat’ta müzik üzerine eğitim almıştır. Abbasi sarayında musikişinastır. Müzik dışında astronomi ve coğrafya alanlarında kendisini geliştiren Ziryab Endülüs’te kendi müzik okulunu kurmuş ve mûsikîye dair birtakım kurallar ortaya koymuştur. Mûsikî alanında önemli buluş (ud enstrümanına 5.teli eklemiş ve yeni çalma teknikleri icat etmiştir) ve gelişmelere imza atan Ziryab Abbasi kültürünün Endülüs’e taşınmasını sağlayan ve mevsimlere uygun modayı Endülüs’e taşıyan kişi olmasıyla bilinir. Ayrıca çamaşır beyazlatıcı ve deodorantı Endülüs’e tanıtan kişide Ziryab’tır. Bu özellikleriyle Endülüs’te en renkli simalardan biri olmuştur.

* Abbas b. Firnas (ö. 887)
Kurtuba’da büyümüş ve burada kimya, felsefe, edebiyat alanlarında kendini yetiştirerek saraya girmiştir. Astronomi, şiir ve müzik alanlarında da çalışmalar yapmıştır. Evinin duvarına uzay haritası çizdiği rivayet edilir. Kuşların iskelet yapısını ve uçma şekillerini mercek altına alarak vücuduna yerleştirdiği iki kanat ile uçma denemesinde bulunmuş ve bir süre havada süzülmüştür. İnişe geçerken düşüp omurga kemiğini kırsa da onun bu denemesi uçmayı başaran ilk insan olarak tarihe geçmesini sağlamıştır.

* Gerbert d’Aurillac (Papa II. Sylvester) (ö. 1003)
Endülüs’e ilmi ziyarette bulunan Gerbert d’Aurillac doğa bilimleri ve matematik alanları dışında Müslümanlardan astronomi dersleri de almış buna ek olarak Arapça öğrenmişti. Ayrıca Arap rakamlarını da burada öğrenen Gerbert Avrupa’ya Arap rakamlarını ve kurallarını öğreten kişidir. Bu çalışmalarından sonra Gerbert d’Aurillac 999 yılında gerçekleşen papalık seçimleri neticesinde II. Sylvester adıyla Hristiyan dünyasında papa olarak seçilmiştir. Endülüs’teki medeniyetin tesiri altında kalan Papa II. Sylvester Endülüs’te eğitim almış önemli ve ilginç şahsiyetlerden birisidir.

* İbn Hazm (ö. 1064)
Gençliğinde tarih, edebiyat, felsefe ve mantık alanında önemli âlimlerden dersler almıştır. III. Hişam devrinde vezirlik görevinde bulunmuştur. Tarih, edebiyat, felsefe ve dini ilimler gibi geniş yelpazede eserler kaleme almış büyük bir İslam münevveridir. En önemli eserlerinden birisi olan ve Türkçe’ye “Güvercin Gerdanlığı” adıyla tercüme edilen Tavku’l-Hamâme fi’l Ülfeti ve’l-Üllaf adlı eseridir.

* İbn Tufeyl (ö.1185)
İbn Tufeyl tıp alanında kendisini geliştirerek sarayda başhekimlik vazifesi yapmıştır. İbn Tufeyl’in kaleme aldığı ve onu Doğu ve Batı’da büyük bir şöhrete kavuşturan en önemli eseri Hay b. Yakzân’dır. Felsefi bir roman mahiyetinde olan bu eser, insanın gelişimini ve yalnız başına bir adada neler yapabileceğini anlatmaktadır. Robinson Cruose romanının İbn Tufeyl’den çalıntı olduğu iddia edilmektedir.

*İbn Haldun (ö. 1406)
İbn Haldun tarihçiler tarafından İslam tarihinin en büyük ilim adamları arasında sayılmıştır. Erken yaşlarda Kuran-ı Kerim, Arapça,fıkıh, matematik, mantık, felsefe gibi alanlarda eğitim görmüştür. En önemli eseri Kitâbü’l ‘İber olup bu esere giriş mahiyetinde yazmış olduğu Mukaddime kısmı tarih, coğrafya, sosyoloji başta olmak üzere muhtelif ilim sahalarına kaynaklık eden bir çalışma olup birçok Doğu ve Batı dillerine tercüme edilmiştir.

Bir sonraki yazımızda yeryüzünün elmas kolyesi el-Hamra’yı, Kurtuba Ulu Camii’ni ve diğer eşsiz eserleri tanımaya devam edeceğiz.

Hırka-i Şerif Camii

Önceki içerik

E Bu Bizim Ramazan

Sonraki içerik

2 Yorum

  1. Çok güzel ve sürükleyici. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum, kaleminize sağlık:)

  2. “İlim müslümanların yitik malıdır. Çin’de de olsa gidin alın.” buyurmuş ya peygamberimiz. Çok güzel bir yazı serisi bizi bekliyor diye bir his doğdu. Emeğinize sonsuz şükranlarımı sunarım.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Arşiv