Kültürel

Ayasofya’daki Padişah Hatları

1

Ayasofya bizim için hem kutlu fethin bir sembolüdür hem de o heyecanı-imanı hep taze tutan nişânelerden biridir. Yüzyıllardır aynı hisleri kuşaktan kuşağa aktaran bu mabedi Osmanlı padişahları kılıçlarıyla değil kalemleriyle cûşa getirmişlerdir.

İslam medeniyetinde gaye sadece topla-tüfekle toprak kazanmak, sınırları genişletmek olmamış, bilakis önce gönüllere girmek düstur edinilmiştir. Bu düstur fetih ve ele geçirme arasındaki farkı da ortaya koyar. Fethedilen beldeler yıkıma ve sömürüye terk edilmemiş, dönüştürülerek tekamül içinde peygamberî ahlakın bir tezahür yeri haline gelmiştir.

İstanbul’un fethiyle beraber Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi mimari yapıda da birtakım fütühatı beraberinde getirdi. Bunların en güzellerinden biri cami içi süslemelerindeki ihtişamı ve heybetiyle hüsn-i hat yazıları oldu. İçine girildiğinde Ayasofya Camii adeta insanı sarıp sarmalıyor, doyuruyor, sekînetini giydirip huşu içinde uğurluyor.

Buradaki devasa levhaların hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin dünyada eşi ve benzeri bulunmayan yazılarını görür hayranlıkla seyrederiz. Bu ihtişamla düşmana karşı galebe çaldırır dosta iman tazeletir adeta.

Ayasofya Camii’nin minberi ile mihrap arasındaki duvarını süsleyen yerde üç hattat padişahımızın yazıları vardır. Bu levhaları gördüğümüzde içimizde uyanan coşkuyla tanışalım ve gelin kendileriyle hemhâl olalım.

Alt kısımdaki Besmele-i şerifin yazıldığı levha ile başlayalım. Hattat padişahlarımızdan Sultan II. Mustafa’nın kaleminden celi muhakkak hattıyla ortada Besmele, sağ ve sol üst köşelerinde ise celi sülüs hatla Ahzab sûresinin 56. ayet-i kerimesi yazılmıştır. Mealen: “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam verin.”

Besmelenin hemen üstündeki ikinci levha yine Sultan II. Mustafa’ya ait celi sülüs hatla yazılmış “Allahümme edhılne’l-cennete bi şefâati Muhammedin aleyhisselâm” ibaresidir.

Yanında devam eden üçüncü levha Sultan III. Ahmed’in celi sülüsle yazdığı bir hattıdır. Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı ile “Re’sül hikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkusudur.” hadis-i şerifidir.

Bir üst katındaki dördüncü levha ise Sultan II. Mahmud’un celi sülüs hattıyla yazdığı Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı ile “Sübhanallâhi ve bihamdihî sübhanallâhi’l-azîm: Allah’a hamd ederek O’nu noksanlıklardan tenzih ederim; Yüce Allah’ı tenzih ederim.” hadis-i şerifidir.

En üstteki büyük levha yine Sultan II. Mahmud’un Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı ile: “Lâ ilâhe illallah Hüve Rabbi ve Rabbi’l-âlemîn. Muhammed nebi sallallahu aleyhi ve sellem : Allah’tan başka ilah yoktur. O Rab’dır ve âlemlerin Rabbi’dir. Muhammed (O’nun üzerine salat ve selam olsun) O’nun Peygamberidir.

Hattat padişahlarımızdan Sultan II. Mustafa yazıyı Hafız Osman Efendi‘den meşk etmiştir. Hocasına o kadar hürmetliydi ki ders esnasında yazı yazarken onun hokkasını tutardı. Bir gün padişah “Artık Hafız Osman gibi bir hattat yetişmez” deyince, hocasının “Sultanımız gibi hocasına hokka tutan padişahlar oldukça, daha çok Hafız Osmanlar yetişir hünkarım” dediği nakledilir.

Sultan III. Ahmed de hüsn-i hattı Hafız Osman’dan meşk eder. Kendisinin yazmış olduğu iki Kur’an-ı Kerim’i Ravza-i Mutahhara’ya yollayıp hediye ettiği kaynaklarda bildirilir.

Yukarıdaki en üstteki levhada II. Mahmud’un istifli ve sanatlı imzası dikkatlere şayandır. Kendisi Mustafa Rakım Efendi‘nin talebesidir. Hüsn-i hatla birlikte şiir ve musikiye de meraklıydı. Şiirlerinde Adlî mahlasını kullanmıştır.

Osmanlı sultanları sanata ve sanatkara kıymet vermiş onları himaye etmiştir. “Kur’an Mekke’de indi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı” sözü hat sanatının merkezinin İstanbul olan tarafını yansıtmaktadır. Hüsn-i hat sanatının gelişim ve dönüşüm sürecinde padişahlarımızın bu sanata gönül vermeleri, hattatları himaye etmeleri husûsen yazı medeniyetimizi zenginleştirmiştir. Bu sayede İstanbul hat sanatının merkezi olmuş, zevk-i selim ve zarafetin timsali nice sanatkarlar, nesiller yetişmiştir.

İs Mürekkebi
Kuşlar konmuş sesinin tellerine, sanırsın bahar gelmiş.

    Özel Gereksinimli Çocuklar Kimlerdir?

    Sonraki içerik

    1 Yorum

    1. Ayasofya’da namaza gidebilmek ve bunları duyarak bakmak ne güzel. Allah rızası olsun🌷

    Yorum Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Arşiv