Sosyal

Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

1

“Bak geldi etli dolma, çok yiyip göbek salma
Üstüne bir kahve iç, teravihe geç kalma”

Ey ahali! Ramazan’a sayılı günler kaldı. Şükür bizi bu mübarek ve bereketli eşsiz günlere kavuşturana.

Bir önceki yazımda bahsettiğim ektiğimiz tohumları, bu ay biçme vakti. Hasatını yaptıklarımızı, tek tek heybeye doldurma vakti.

Recep ayı girdiği zaman Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Bize Recep ve Şaban’ı mübârek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”

“HOŞGELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN” süslerken mahyaları, küçükken büyüklerimden duyduklarımı şimdi ben söyler oldum.
– “Nerede o eski Ramazanlar?”

Zaten şu pandemi muhabbeti her birimizin canına ot tıktı. Tam kalabalık iftar sofralarının hayalini kurarken bir baktık hoop toplu iftar ve davetlere de yasaklarımız gelmiş. Oysa bizler neredeyse Ramazan’ı her gününe bir misafir kabul etmenin mutluluğu ve telaşı içinde geçirmeye alışmıştık. Kalabalık sofralarda misafir ağırlamanın keyfi yanında, eğer misafirliğe giden biz isek o hazır sofraya oturduğumuzdaki mutluluk “dadından yenmezdi”.

Bunca lakırdıyı bir kenara bırakacak olursak; tüm güzelliklerin ortaya çıktığı bu manevi mevsim de yasakları fırsata çevirmek boynumuzun borcu olsa gerek.

O halde; Yaradan’ın bizden, bizim ise Yaradan’dan razı olduğumuz bir Ramazan mevsimi geçirmemiz duasıyla..

İnternet Hız Testi

Önceki içerik

1 Yorum

  1. Ahh amin aminn bi hurmeti taha yasinn yüreğinize sağlık

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir